BENİM DOĞRULARIM MI ?

Sonsuzlukta rabbimizin bizlere bahşettiği hayat sadece bir an'dan ibaret... Her şey iki nefes arası... Aldık veremedik, verdik alamadık... Arada kalan kısacık hayatta ise ne yaptıysak iyi ya da kötü, o'dur geride kalan ve bizden sonra hatırlanacak o...


Sonsuzlukta rabbimizin bizlere bahşettiği hayat sadece bir an'dan ibaret...
Her şey iki nefes arası... Aldık veremedik, verdik alamadık... Arada kalan kısacık hayatta ise ne yaptıysak iyi ya da kötü, o'dur geride kalan ve bizden sonra hatırlanacak olan... Ve işte tam da bu noktada devreye giren tercihlerimiz bugünlerimizin sonucu olduğu gibi yarınlarımızın da sonuçları olacaklar...
Hani denir ya herkes kendi doğrularına göre yaşar diye... Aslında benim doğrularım diye birşey yoktur. Şayet öyle olsa, bir konuda dünya nüfusuna göre altı milyardan fazla doğru var demektir ki bu mantık DOĞRU MUDUR ? Doğru bir tanedir çünkü. Önemli olan yaşadığımız süre içinde o tek doğruyu bulmak ve hayatımıza adapte etmek.
Şayet herkesin kendi doğrusu doğru olsaydı, hayattaki tüm seçenekler, tüm tercihler doğru olarak kabul edilirdi.
O zaman da sınav diye birşey olmazdı söz gelimi... Ya da hata diye, suç diye birşey olmaması gerekirdi ama hayat öyle değil. Herkes yaşadığı toplumun kanunlarla belirlenmiş düzenine uymak zorundadır... Adab-ı muaşeret
kurallarına, ahlak kurallarına uymak zorundadır... Görevlerimizde, ödevlerimizde, işlerimizde, aile hayatımızda yapmamız gereken ne ise, o konuda doğru olanı bilmek, anlamak, kabul etmek, idrak etmek yaşam felsefemiz olmalıdır...
Herkes birlikte yaşadığı, hayatı paylaştığı ya da aynı ortamları paylaştığı diğer insanlara saygılı olup ve haliyle"benim doğrularım diyerek" aklına estiği gibi yaşamamalıdır...
Aslında hayatın kuralları, doğruları zor değil. Çünkü mutluluğun anahtarı orada. Önemli olan onu fark edebilmek, idrak edebilmek... Saygıyı özümsemek, sevgiye içselleştirebilmektir... Mesela;
- Yaşadığı herşeyin farkında olup, " bugün başkasının yaşadığı kabus yarın benim gerçeğim olabilir " düsturuyla hareket edip dürüstlük ve doğruluktan şaşmamak...
- Hayatını yalanlar üzerine kurmamak ve bunlara inanarak yaşamamak...
-Yaşattığı tüm olumsuz hareket ve konuşmalarını normalmiş gibi görüp, sadece karşısındakinde kusur aramamak...
-Kendini, olmadığı şekilde farklı biri olarak tanıtıp, herhangi bir menfaat düşüncesiyle insanlara yalan söylememek...
-Hayatı sürekli zihninin ve doğruların süzgecinden geçirip, yaşanan herşeyden ibret alabilmek...
-Söylediği yalanla, yanlış ya da kötü hareketle karşısındakinde nasıl tahribat oluşturduğunu düşünmeyip ya da hafife alıp, karşılığında gördüğü en küçük olumsuzluğu büyütüterek hayatını, etrafa nasıl zarar verdiğini
düşünmeden çıkarları peşinde koşarak yaşamamak...
- Çeşitli bahanelerle çevreye zarar verci hareketlerden kaçınmak...
- Başkalarından beklediğimiz saygıyı, sevgiyi önce kendimizin yapmamızın gerektiğinin idrakinde olmak ve bunu yapabilmek...
- Daima araştırıcı olmak ve hangi konuda olursa olsun, en doğruyu tek doğruyu bulmak, o gayret içinde olabilmek...
- Batı'nın yüzyıllardır gıpta ettiği ama bizde maalesef gittikçe tükenme noktasına doğru giden aile yapımıza, aile kültürümüze sahiplenebilmek...
- Hele ki sıkça duymaya başladığım ve her duyuşumda hayretler içinde kaldığım pişkince söylenen bir cümle var.
Vahim bir hatanın ardından: " Tamam o benim hatamdı. Kabul ediyorum. " deyip ardından yine büyük bir hatanın içine girip yine aynı cümleyi ( adeta karşısındakini kandırırcasına ) pişkince tekrarlamak, ders almadan, ibret almadan... 
Ve daha böyle, insan olabilmek, adam olabilmek ya da olamamak adına sıralanabilecek bir sürü şey...
Global kültür, global değerler derken kendi kültürümüze, inanç değerlerimize yabancılaşmamız mesela... Dedim ya, yüzlerce yüzlerce sıralanabilir daha... Neden ?
Şimdi düşünmek lazım: Benim doğrularım demek yerine, bile bile hatanın yanlışların içinde yer almak yerine gerçek ve mutlak olan tek doğruyu araştırmak, hayata geçirmek, yaşamımıza adapte etmek olsa amacımız, hayatımızda yanlışlar, eyvah'lar, keşkeler, büyük pişmanlıklar, zararlı hırslar olur muydu ?

Yorumlar

tüm yorumlar