GECENİN GİZEMİ

Gece… Günün ikinci yüzü… İnsanın yalnız kendi içine döndüğü zamanlar… Suskun, sakin ve dingin... Yaşanılan bir gün, son rötuşlarıyla hafızalardaki yerini almak üzere… Zihinlere n...

GECENİN GİZEMİ


Gece…
Günün ikinci yüzü…
İnsanın yalnız kendi içine döndüğü zamanlar…
Suskun, sakin ve dingin...
Yaşanılan bir gün, son rötuşlarıyla hafızalardaki yerini almak üzere…
Zihinlere nakşedilen anılarda yeni bir sayfa daha açılıyor…
Kitabımın son sayfasındaki son satırı da okudum.
Ve bardaktaki çayın son yudumu…
Derin bir iç çekmek geldi içimden…

”Ayrılıklar olmasa” diye düşündüm…
Olmasa ayrılıklar…
Ve bir şarkı radyoda…
Geceyle bütünleşen, yalnızlıkla bütünleşen, 
aşkla bütünleşen bir şarkı…
Duygularım ısınıyor derinden…
Belki de içimde bir şeyler sızlıyor kim bilir…
Gecenin soğuyan yüzü üşütmüyor beni…
Mustafa Nafiz Irmak’ın muhteşem güftesi
Selahattin Pınar’ın duygularında hüzzam şarkı olmuş
Okunuyor yüreğin en hassas, sesin en yanık telinden…

“Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım,
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım
Şimdi ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım”

İçimdeki sıcaklığın artarak yüreğimi erittiğini hissediyorum..
Sağanaklar hazır pencerelerde…
Duygular bir başka depreşir gecenin bu saatinde…
Gece bir kez sarmaya görsün insanı…
Söyletir kendince, sessizce…

Hüzün yağmurları dinmek bilmez 
hoyrat gecelerde, 
Serin bulutlar kahır taşır aşklara. 
Acılar dolanır kabus dolu uykulara, 
Boğulur gecede yalnızlığımız

Şehrin dar sokaklarında garip, gizemli 
hüzün yüklü bir yalnızlıktır gece…
En acımsı yaralar gibi sızlayan
Duyguların feryadıdır gece…
Nice ateşleri yangınlara çeviren bir fırtına,
Aşıkların gözlerini yakan bir buluttur gece…
Sevgiliye sitemde bir kıvılcım,
Dillerin susup, kalplerin konuştuğu zamandır gece…
Aşkların gönüllerde zirveye çıktığı an’dır gece…

Dünyanın bir yüzünü çığlıksız karanlıklara boyamış,
Meçhul sessizliklerin odalarda çınlayan sesidir gece…
Hüznün sadalarında kendini arayan yanık bir şarkı,
Siyaha boyansa da, aydınlık yüreklere bir selamdır gece…

Gecedir…
Söyletir insanı, yazdırır sayfalar dolusu…
Hasret çığlıkları beste yapar sessizlikler içinde,
Yankılanır yüreklerde nağmeler nota yangınlarıyla…
Bir şarkı olur gece, söylenir gönüllerde…

Aşk sarar, dert sarar, hasret sarar, hüzün sarar, umut sarar…
Bir bardak çay’ın demi, kitabın son cümlesi, ve bir şarkı …
Gecenin rengi…
Kalemin kağıda sevdası ve işte insan…

 

EROL GÜLDİKEN

Yorumlar

tüm yorumlar