DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN

DOSTLAR  BİZİ  HATIRLASIN Türk Haber/Essen Anadolu’nun bağrından, Avşar boyunun Şatırlı obasından, dünyaya seslenen halk ozanımız  Âşık Veysel, dizelerinde dostlarına şöyle seslenir: “Ben giderim adım kalır, Dostlar ...

DOSTLAR BİZİ HATIRLASIN

DOSTLAR  BİZİ  HATIRLASIN

Türk Haber/Essen

Anadolu’nun bağrından, Avşar boyunun Şatırlı obasından, dünyaya seslenen halk ozanımız  Âşık Veysel, dizelerinde dostlarına şöyle seslenir: “Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın, Düğün olur bayram gelir, Dostlar beni hatırlasın”.

 

İki genç insan, Elif Akçit ve Aydın Geyik, aynı gün, 19 Temmuz 2017’de toprağa verildiler. Bu güzel insanların vefalı dostları, 9 Eylül 2017 de Essen, Ankaralılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nde buluşarak, Merkez Camii din görevlisi Demirhan Türkoğlu’nun okuduğu Kur'an-ı Kerim ve dualarla yâd edildiler. Elif Akçit, arkasında iki genç evlat, Aydın Geyik ise üç çocuk bırakarak hakka yürüdüler.

 

Elif, toplumun her sorununa duyarlı davranırdı. Sosyal medya paylaşımlarında, acil kan ve organ ihtiyacı olanları duyururdu. Anadolu’muzun bozkırlarında üşüyen insanlara giysi, eğitim gören çocuk ve gençlere, kitap, kalem, defter, yüksek öğrenim öğrencilerine burs duyuruları yapardı. Halkımızı bilgilendirme ve önemli meseleler konusunda uyarma görevini en iyi şekilde yerine getirirdi.

Neşe doluydu, kiminle konuşsa, yüzü en şefkatli hali alır, kelimeler ustaca dizilirdi cümlelerde, gönül kırmadan konuşurdu. Türkü söylerdi yeri geldiğinde. Türkü söyleyenler için büyük gönül ustası Neşet Ertaş şöyle derdi: “ Nerede bir türkü söyleyen görürseniz, korkmayın yanına oturun. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!…”

Demokrasinin korunması yaygınlaştırılması için gönüllü çalışanlardandı. Cumhuriyetin ve demokrasinin yaşatılması için biriktirdiği bilgileri, geniş kitlelere ulaştırmak için CHP NRW Birliği’nin Genel Sekreterliğini üstlenmişti. Yılmadan, küsmeden düzenlediği organizasyonlarla konusunda uzman kişilerle halkını bilgilendirirdi. Elif inanıyordu ki, bilinçli bir halk oluşturursak her sorunu kolayca aşarız. Elif, Mustafa Kemal Atatürk’ü iyi anlamıştı,  Cumhuriyetin ve demokrasinin korunması için bilinçli bir gençlik yetiştirmek şart olduğunu her fırsatta vurgulardı. İnandığı her şey için, araştırır, çalışır ve toplumun her kesimine ulaştırırdı. Elif, iyi bir dost aynı zamanda  çok iyi bir yol arkadaşıydı.

Elif’in düşünceleri ve çalışmaları, bütün dünyada, barışın, adaletin, demokrasinin sağlanması ve alın terinin karşılığının alınmasıyla ilgiliydi. Elif’in bu evrensel düşüncelerini, çalışmalarını yaşatmak ve devam ettirmek elbette dostlarının da görevi olmalıydı.

Aynı tarihte toprağa verilen, diğer bir yiğit Aydın Geyik. Adı gibiydi Aydın, duyarlı ve sevgi doluydu. Aydın, yurdunu çok seviyordu, bir sevgili gibiydi yurdu onun için. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alarak, Cumhuriyeti koruyacak, demokrasinin işleyişine katkı sağlayacaktı. Annesi babası ve ailesi de Aydınları ile gurur duyacaklardı. Çünkü biliyorlardı, Aydınları onları hiç yanıltmadı, yanıltmayacaktı. Gülen yüzüyle gittiği her yerde seven ve sevilen bir gençti, adı gibiydi Aydın. Elinde olsaydı dünyaya barışı, demokrasiyi ve adaleti getirirdi.

Anne ve babalar çocuklarına isimlerini verirken hislerini ve düşüncelerini ifade etmek isterler. Çünkü, çocuklarımız her şeyimizdir, hayallerimizdir geleceğimizdir. Bir anne ve babayı mutlu eden en büyük şeyin, çocuklarının başarılı ve iyi bir insan olduğu görebilmektir. Merhum Aydın, annesi ve babasının umutlarını gerçeğe, yaşama dönüştürür ve onların mutlu olduklarını gören bir evlattır.  Görevi gereği yurdunu köşe bucak dolaşır Aydın. Hemşire olan eşi de şifa dağıtır insanlara hastanelerde, mutludurlar üç güzel yavrularıyla. Gün gelir Aydın, görevi gereği Sivas’tan Mersin’e gidecektir. Hazırlıklarını tamamlar yola çıkmaya hazırdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin genç mensubu Aydın’ı kaderi, Mersin’e gitmesine izin vermez. Geçirdiği ani kalp rahatsızlığı neticesinde Aydın hakka yürür.

Dostları, iki devrimci insanı merhume Elif Alçit’i ve merhum Aydın Geyik’i unutmayacaktır, onlara Allah’tan rahmet dilerken, isimlerin ölümsüzleştirilmesi için girişimde bulundular. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammet bir hadisinde şöyle der: “Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz”. Diğer taraftan bilim insanları, bir kişinin yılda yedi ağaç tükettiği hesaplanmıştır. Okuduğu gazete, cebindeki mendili, mutfakta tüketilen kağıt, eğitim ve yaşamı boyunca harcadığı orman ürünlerini içermektedir bu çalışma. Ayrıca, Türkiye veya dünyanın herhangi bir yerine dikilen fidanın, diğer kıtalarda yaşayan canlılara katkı sağlamaktadır. Doğanın dengesi korunur, her canlıya yaşama fırsatı sağlanır. Üretilen oksijenin canlılar için önemine baktığımızda ormanların değeri anlaşılmaktadır.

Ormanlar, canlılara hayat verirken, din dil, renk ayırmadan her canlıya eşit fayda sağlamaktadır. Bu düşünceden hareket ederek hakkı yürüyen, Elif Akçit ve Aydın Geyik’te insanları sınıflandırmazlardı, dini, dili ve ırkıyla, herkes insandı değeri de aynıydı.

Bu güzel iki insan, Elif ve Aydın’ın hatırasını yaşatmak için, bir grup arkadaşları bir koru oluşturmak amacıyla harekete geçtiler. Merkezi İstanbul’da bulunan ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) Vakfı, Orman Bakanlığı ile iş birliği yaparak, Anadolu’muzun ve Trakya’mızın, yakılarak yok edilen ormanlarını yeniden yeşertmek için çalışıyorlar.

 Elif’in ve Aydın’ın  anısına, Tekirdağ İli Gaziköy’ de oluşturulacak koruya 7 fidan diktirerek katkı sağlamak isteyen dostlar, “www.cekulvakfi.org.tr/ “  irtibata geçebilirler.

Elif ve Aydın’ı anma programını hazırlayan Sayın Elif Geyik’e, kapılarını halkımıza her zaman açık tutan, Essen, Ankaralılar Kültür ve Dayanışma Derneği, yönetimine, üyelerine ve çok değerli Başkanı Halil Yalçın’a Elif ve Aydın’ın dostları olarak teşekkürlerimizi sunarız.    

 

 

 

Yorumlar

tüm yorumlar