Öfke ve çatlayan testiler

Toplum sağlığı giderek bozuluyor. Toplumun çoğu üyesi hoşgörüsüz ve sabırsız. Eğitimlisi de böyle eğitimsizi de. Herkes önce ben diyor ve bahanelere sarılıyor. Bizim ülkemizde de böyle başka ülkelerde de. İncir ç...

Toplum sağlığı giderek bozuluyor. Toplumun çoğu üyesi hoşgörüsüz ve sabırsız. Eğitimlisi de böyle eğitimsizi de. Herkes önce ben diyor ve bahanelere sarılıyor. Bizim ülkemizde de böyle başka ülkelerde de. İncir çekirdeğini doldurmayacak konular bile büyük bir mesele haline getirilip öfke patlamaları yaşanıyor. Hemen her gün medyada okuyor, görüyoruz, gördükçe hayretler içinde kalıyoruz.  Sudan sebeplerle adam yaralamalar ve cinayetler yaşanıyor.  Minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Basına yansımış olaylara bakıldığında insan ruhunun derinliklerinde saklanan vahşilik ve basitlik apaçık görülüyor.

Mandalina meselesi

Geçtiğimiz hafta yaşandı. Belki hatırlarsınız. Olay Bursa’da yaşanıyor. Emekli bir polis memuru pazara gidiyor, almak istediği mandalinaları seçerken beğenmiyor ve çıkan tartışmada elini beylik tabancasına atıyor, 2 adam yaralıyor. Olay yerine giden Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı devriyelere panik atak hastası olduğunu ve herkesi vurabileceğini söylüyor ve yanına yaklaşmalarını engellemeye çalışıyor. Daha sonra gözaltına alınıyor.

Buradaki minare: Adam yaralama.  Kılıf: Panik ataklı olmak.

Beğenilmeyen saç kesimi

Olay geçtiğimiz hafta Rusya’da yaşanmıştı. Moskova’daki Özbek asıllı bir berbere gidip saç kesimi yaptıran bir Rus sonradan kesimi beğenmeyerek geri dönüp berberle tartışıp bıçakla kovalayarak birkaç darbeyle öldürüyor.  Birkaç santim uzun ya da kısa,  talep edilen saç modeli isteğinize yüzde yüz uymayabilir. Bu bir cinayet nedeni olabilir mi? Öfke kontrol edilebilseydi bu durum yaşanmayabilirdi.

Minare: Cinayet.  Kılıf: Beğenilmeyen saç kesimi.

Tuvalet meseleleri

Yine geride bıraktığımız hafta İstanbul’da yaşanan bir olay son derece trajik hatta trajikomik. Bir apartman dairesinde birlikte kalan 9 kişi arasında bir sabah tuvalet sırası yüzünden tartışma başlıyor ve olanlar oluyor.  Kullanılan alet yine bıçak. İçlerinden biri boğazından bıçaklanıyor ve hayatını kaybediyor.

Biraz daha geriye, 2017 Ocak ayının bir gecesine gidersek Konya’da bir eğlence mekânındaki içkili olan iki grubun arasındaki tuvalet sırası bekleme sebebiyle kavga çıkmış ve 2 kişi bıçaklanarak yaralanmıştı.

2016 yılında İstanbul’da yaşanan bir başka olay da şöyle: Bir caminin tuvaletini kullanan şahıs bozuk parası olmadığını belirterek 1 lira veremedi, 200 lirasını da bu sebeple bozdurmak istemedi. Tuvaletle ilgilenen kişi ile bu sebeple tartışma yaşandı ve 1 lira veremeyen kişinin iki akrabası da olay yerine geldi. Sonuç: Tuvalet görevlisi tabancayla vuruldu ve hayatını kaybetti.

Bir başka şaşılası olay da 2014 yılında Gaziantep’te yaşanmış.  Kahvehanede oyun oynarken bir ara kalkıp tuvalete giden bir şahıs daha sonra tuvaletten geç çıktığını söyleyen bir başka arkadaşıyla tartışma yaşadı ve pompalı tüfekle vurularak öldürüldü.

İsimleri Niyazi olmasa da görüyoruz ki birçok kişi … yoluna gidiyor. Kalanlar da hapiste ömür çürütüyor. Değer mi?

Uzayıp giden bahaneler

Minareler ve kılıflar o kadar çok ki say say bitmez. İşte onlardan birkaçı daha:

Küfür etmek, yan bakmak, bıyık burmak, kız arkadaşına laf atmak, geçerken omuz atmak, el şakası yapmak, tarla faresine ateş etmek, çocukların kavga etmesi, gürültülü yapmak, motosikletle ara gaz vererek geçmek, yol vermemek, korna çalmak, uzun farları yakmak, damsız girilmez denilen bara ısrarla girmeye çalışmak, selam vermemek, verilen selamı almamak, atılan kartopunun yanlışlıkla cama gelmesi, ödünç verilen elbisenin yıpranması, saçını kızıla boyamış olmak, Facebook’tan kötü yorum yapmak şeklinde liste uzayıp gidebilir.

Deyim yerindeyse buluttan nem kapan,  öfkeyle oturtup suçla kalkan çok. Keskin sirke küpüne de zarar veriyor küpün dışındakilere de. Aman, kimse testisini çatlatmasın, başkalarına da dokunup yakmasın.

 

M.Özdaş

 

Yorumlar

tüm yorumlar