TÜRK’ÜM GURURUM VAR ELBET

 İnsanlar, ne zaman mutlu olur desem,alacağım yanıt; “  Çevremdekilerin gözleri güldüğü zaman “ olmalıdır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Sosyal olmanın gereklerinin başında da birlikte yaşamanın onuru...

 İnsanlar, ne zaman mutlu olur desem,alacağım yanıt; “  Çevremdekilerin gözleri güldüğü zaman “ olmalıdır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Sosyal olmanın gereklerinin başında da birlikte yaşamanın onuru gelir. Mutlu olmak , yaşadığı toplumda barışık olmakla başlar. Her bireyin farklı istemleri olmasının da doğal olduğu gerçeği bizi bazı oluşumlara götürür.

             Öncelikle toplu yaşamanın kurallarında birleşmek mutluluğun anahtarıdır. Bunu da ancak bağımsız toplumlar yapar. Bağımsız olmak, devlet olmayı gerektirir. İnsanlar çoğunca bir devkete sahip olmalarının farkını anlamak için pek düşünmezler. Gerçi, düşünme bir eğitim işidir. Bunu da devlet eliyle insanlar elde ederler.

             Yurttaş olmanın bilincini devlet , eğitimin ön koşul olarak programlamazsa, bilerek insanların kafalarında boşluk yaratmak isterlerse, toplum zenginliğini göremez ve mutluluğu da tadamaz. Yönetimde öngörülü olmak, bilimsel gelişmelerin izini sürdürmek demektir.” Öngürüsü olmayanın kör görüsü vardır. “  Bu körlük mutlu bir ülkeyi “ 2. Bir kurtuluş savaşı eşiğine getirir, “ ki bu da yıkımın yollarını döşemek anlamına gelir.

 

           1923’te kurulan, her yıl mutlu insanların onurla, geleceğe hazırlandığı bir yurdumuz varken ve kurucumuz hala “ Dünya Liderliği kişiliği anketlerle sabit olan , Türklüğün gururu , ARAMIZDAN BİRİ dediğimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün yolunun “ kimilerine bol geldiği ve O’nu unutturmak için türlü düzenbazlıklara giriştiklerini, yine bu milletin asil evlatları görüyor ve ibretle olanları izliyor.

            Kimi belediyeler Atatürk anıtlarına ihanet ederlerken, işin başını çeken Milli Eğitim Bakanlığı da Eğitim Programlarından Atatürkçülüğü çıkarmakla ihanetin en kabasını yapıyor. Daha ileri gidenler cesaretlenerek Kent Kitaplığından Atatürk’le ilgili kitapları kaldırma basiretsizliğini gösteriyor. Son hainlik  millet, devlet düşmanları Trabzon’da  bu cesareti gösteriyor.

            Atatürk’le ilgili kitapları yok edemeyecekleri açıkken ve bu millet tarafından sonunda lanetlenecekleri bilinirken, ellerine fırsat geçtiğini zanneden aymazlar kimliklerindeki değersizliği ortaya koyduklarını akledemiyorlar bile.

 

          “ At sahibine göre kişner “ diye bir atasözümüz var. Sırtlarında taşıdıklarının kendilerini dörtnal bir uçuruma sürdüklerini gördüklerinde umarım ve dilerim çok geç olmaz. Zira, kaç yıldır devleti yönetenler, devletin temel kavramlarını alt-üst etmek için ne gerekiyorsa yaptılar, yapıyorlar. İçte insanlar arasındakı bağlar koparıldı, güven sarsıldı; yurttaşlık kavramı zedelendi. Bizi bir ve bütün eden Bayramlarımız kaldırıldı, okullarda Andımız yok sayıldı, Parlamenter Sistem askıya alındı, Eğitim adeta sıfırlandı ve ülkeler arasında başarı düzeyi en sonlara düştü. Orduya , Yargıya “ KUMPASLAR KURULDU”. Dış siyasette, bırakınız dünyayı, komşularımızla bile “ Papaz olduk.”

 

            Anadolu Türk yurdu. Bunun gereği olarak , gereken savaşlar da verilerek BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULDU. Bunu dünya kabul etmişken, içimizde devleti yok sayan ve yeniden devlet kurmaya yönelenlere söylenecek Ulusal ihtarlarımız var. Türkiye Cumhuriyetini yok sayma aymazlığına düşenler daha çok zarar vermeden, “ Yurtta barış dünyada barış “  ilkesine dönmeliler. Aksi halde zararı toplum bütünüyle çekecek. 

            Özellikle eğitimden başlayarak Bilimin öngörüsüne dönme , Ordumuzu yeniden çok güçlü kılmak ve TBMM’yi işler hale getirmek ülkemizin huzuru ve güvenirliğinin yanında , yanlışta ısrar edenlerin de kurtuluşu olacaktır.

 

            Yanlışta direnenler için “ Türk’üm  Doğruyum Elbet  “ diyorum ısrarla.

 

           Cumhuriyet Bayramı Ulusumun onuru

             Bağımsızlık yolunda Türk’ün büyük gururu

 

             İstiklal Marşımızı milyonlarla söyleriz

             Ellerde meşaleler coşar – şenlik eyleriz

 

             Andımız baştan başa Anadolu oluyor

             Hukuk arayan meydan Atatürk’le doluyor

 

             Türk’üm, doğruyum elbet ulusa dil uzatma

             Ülke kardeşliğine ayrılıkçılık katma

 

            Cumhuriyet Bayramı ulusal onur bugün

            Millet el ele olmuş gönülde kutlu düğün

 

            “ Ya istiklal ya ölüm !” diyenler ülkesiyiz

            SANMAYIN Kİ TÜRK AZDIR MİLYONLARIN SESİYİZ

 

            Türk’üm – doğruyum elbet yanlış olan Türk değil

            Türklük yüce bir dilek – duy ve önünde eğil

 

           Uyanıyor Gençliğim hep uyanık kalacak

           Atatürk’ün izinde Gençliğim şad olacak

 

           Şunu demek istiyorum bitirirken.” Ben özgürlüğüme düşkünüm “  diyen her birey, devletine, devletinin yasalarına, kurucularına ve kuruluş ilkelerine saygılı, bağlı,aynı zamanda onun yaşaması için de üretken olmalıdır.

          İnsan düşünebildiği kadar görür,görebildiği kadar da düşünür.

Yorumlar

tüm yorumlar