AVRUPALI TÜRKLER ve LOBİCİLİK

“Lobiciliği gereksiz gören,  bu konuda maddi ve manevi yatırım yapmayan ülkelerin, ilerleyen süreçte  ağlamaya ya da yakınmaya hakkı yoktur!..” (t€k) Öncelikle  yazımıza “LOBİCİLİK nedir, ne değildir?&r...

AVRUPALI TÜRKLER ve LOBİCİLİK

“Lobiciliği gereksiz gören,  bu konuda maddi ve manevi yatırım yapmayan ülkelerin, ilerleyen süreçte  ağlamaya ya da yakınmaya hakkı yoktur!..” (t€k)

Öncelikle  yazımıza “LOBİCİLİK nedir, ne değildir?” tarif  ederek başlamak istiyorum.

LOBİCİLİK; bir fikri, bir ürünü, bir konuyu satma, kamuoyunda olumlu izlenimler oluşturulmasını sağlama, lanse etme, yanlış izlenimleri silme ya da düzeltme, gerektiğinde baskı grupları yaratma, aleyhte olan bir durumu lehe çevirme gibi birçok amaçla yürütülen tamamen planlı ve uzmanlık gerektiren faaliyetlerdir.

Tek bir cümle ile özetlemek gerekirse;

Türkiye’nin Kullanamadığı stratejik güç; LOBİCİLİK’tir…

Tam bir asırdan beri uluslararası platformlarda  ülkemizin başını ağrıtan ve zor durumlarda bırakan en önemli sorunlarımızın başında sözde Ermeni soykırımı MASALI’dır. 

1921 yılında Talat Paşa’nın Berlin’de Ermeniler tarafından şehit edilmesinden sonra Ermeni terör örgütü Asala  1973’te diplomatlarımıza yönelik seri cinayetlere başladı ve tam 36 diplomatımızı şehit ettiler.

Diplomatlarımıza yönelik saldırılar bittikten sonra Ermeniler yine boş durmadılar ve yaptıkları LOBİ faaliyetleriyle  bir çok ülkeye bilhassa da Avrupa ve Güney Amerika ülkelerinde sözde soykımı kabul ettirdiler.

Peki bu süre içinde Türkiye NE YAPTI?

El-Cevap: Kocaman bir HİÇ!..

Peki TÜRKİYE şimdi ne yapıyor?  KUZU KUZU bekliyor ve yine hiç birşey yapmıyor.  Yapmamakta adeta İNAT ve ISRAR ediyor!..

Evet HAKLIYIZ!..

Ancak bu devirde  haklı olmak yetmiyor. Çalışmak, üretmek ve tedbir almak gerekli. İşte bunu beceremiyoruz ya da bu konuda ZAYIF kalıyoruz.

VAHŞİ BATI sözde Ermeni soykırımı konusunda yine bildiğini okuyor ve okumaya da devam edecek.  Yani bir anlamda VAHŞİ BATI geçmişte kendi yaptıkları AYIP ve GÜNAHLAR’a Türkiye’yi de ortak etmek istiyorlar. Zira Avrupa ülkelerinin geçmişleri soykırım ve kölelikle  dolu.

LOBİCİLİK PARAYLA OLUR

Günümüzde herşeyin bir bedeli olduğu gibi  LOBİCİLİK’in de bir bedeli var.  Türkiye ZENGİN DEVLET diyoruz. ALLAH daha çok versin. Madem ki Ermeni meselesinde lobiye ihtiyacımız var neden bu konuda ÜCRETLİ LOBİCİLİK yapmıyoruz. Ya da yapmamakta ısrar ediyoruz?

“GÖSTERİŞ ve savurganlıkta dünya ŞAMPİYONUYUZ ama ERMENİ YALANI  için PARA YOK!..”

İşte bunu anlamakta inanın zorluk çekiyorum.

Ermeniler tüm hatlarıyla hücuma geçmişler ve gol üzerine gol atıyorlar ve yine atacaklar biz ise savunmayı falan bırakmış eleştiriyor ya da yakınıyoruz. Tabiri caizse kaleyi açmış gelene geçene GOL diyor ve  atılan golleri sayıyoruz.

Sonra da çıkıyoruz ağlıyor ve biz haklıyız diye kendi kendimize MIRILDANIYORUZ!..  Kardeşim bizim mırıldanmamızı bizden başka kimse duymuyor ve duymayacak.

Elin oğlu artık sadece NİSAN aylarını da beklemiyor. Yılın 12 ay ve 365 gününde LOBİ’sini yapıyor. Çeşitli ülkelerde sözde soykırımını tanıtıyorlar, dünyanın dört bir yanında anıt diktiriyorlar ve  propaganda çalışması yapıyorlar. Kısacası MEYDANI boş bırakmıyorlar.

TÜRKİYE’de Ermeni meselesini tüm çıplaklığıyla anlatacak kaç tarihçimiz, kaç EHİL ADAM’ımız var?

ZATEN bu konuyu tüm dünyaya anlatacak kişiler, kurum ya da kuruluşlar. TÜRK olmamalıdır.  Bana göre; “Ermeni meselesini TÜRKİYE adına tüm dünyaya anlatacak olan kişiler; Amerikalı, Alman, Fransız ve İngiliz olmalıdır!..”

PEKİ var mı böyle kişiler? Var elbette ama çok az.

Bunların başında Avusturyalı Prof. Dr. Erich Feigl geliyordu. Kendisini bizzat dinleme ve tanışma fırsatını  yakaladım. Maalesef TÜRKİYE böyle bir değeri  değerlendiremedi. Değerlendirmeyi bırakın ona gereken VEFA’yı bile göstermedi. Cenazesine bile devlet düzeyinde temsilci göndermedik veya göndermeye gerek duymadık!..

Alemin akıllısı biziz ya!

Şu anda böyle bir çalışmaya kendisini adayan tek yabancı var. Benim gözümde o yabancı değil zaten. Bir Türk’ten daha fazla Türk olan Alman;

DR. CHRİSTİAN JOHANNES HENRİCH...

Peki TÜRKİYE CUMHURİYETİ bu adama maddi ve manevi olarak destek oluyor mu? Bu soruya yine kendim cevap vereyim. Acı ama gerçek MAALESEF hiç bir destek yok!..

Ne demiştik yukarıda?

Parasız LOBİCİLİK OLMAZ!.. O-LA-MAZ!..

Madem HAKLIYIZ...

Madem ZENGİNİZ...

Neden Dr. Christian Johannes Henrich ve onun gibi kişilere destek olmuyoruz? Haklı olduğumuz bu davayı uluslararası platformlarda ancak onun gibi insanlarla anlatabilir ve haklı olduğumuzu kanıtlayabiliriz.

“TÜRK’ün Türkten başka dostu yok” diyoruz. Dostumuz az da olsa var ama biz bize dost olana acaba GERÇEKTEN  dostluk yapabiliyormuyuz? İşte bütün mesele budur!..

Bu davayı uluslararası platformlarda bir Türk anlatamaz. (Bilgi ve birikim olarak anlatır ama KİMLİK yönünden  inanmazlar ve inandırıcı olmaz)

Anlatsa da inanmazlar.  İşte bizim ERMENİ meselesini anlatmak için TÜRK DOSTU insanlar bulmamız ve gelecek yıllar içinde bu tür insan yetiştirmemmiz lazım.

Dr. Christian Johannes Henrich gibi hazırda bulunan insanları maddi ve manevi olarak değerlendirmemiz hatta onları başımızın üzerinde taşımamız gerekir.

Dr. Henrich’in önü Sırf TÜRK DOSTU olduğu ve Ermeni yalanlarını anlattığı için defalarca kesildi. Siyasi ve bilimsel çalışmaları   engellendi ve engellenmeye de devam ediliyor. Peki TÜRKİYE ne yaptı ya da yapıyor bu adam için?

Hadi Türkiye’yi geçtim.  AVRUPALI TÜRKLER, bilhassa da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı" kısa adıyla (YTB),  anlı-şanlı STK’larımız, kurum ya da kuruluşlarımız ve hali vakti yerinde olan işadamlarımız ne yapıyor ya da ne yaptılar ERMENİ yalanları konusunda.  Hadi kendileri birşey bilip yapamıyorlar veya anlatamıyorlar. O zaman Dr. Henrich’e destek olabiliyorlar mı?

İşimiz, gücümüz ARTİSTLİK... Tek derdimiz yemek-içmek...

Başka bir gayemiz yok mu?

Ülkemiz, insanımız , şehitlerimiz ve şanlı bayrağımız için bir sorumluluğumuz veya görevlerimiz yok mudur?

Geçen hafta SATİAD (Sosyal, Aktif  Türk İş ve Akademisyenler Derneği) ve ATİG (Avrupa Türk İnisiyatif Grubu) olarak  Almanya’nın Meinerzhagen kentinde; “Nedir şu  Ermeni meselesi?”  konulu bir konferans organize ettik. Duyarlı 35 kişiyi ancak toplantıya getirebildik.

Peki nerede bu MİLLET ve DEVLET!?..

“Bilgi ve birikim sahibi olmadan bir çok insanımız fikir sahibi oluyor” ve konuşuyor. Söz konusu ülke, millet ve bayrak olduğunda da attılar mı MANGAL’da kül bırakmıyorlar.

Sahi neredeydi onlar?!..

Bu dava birkaç kişinin mi meselesi?

Biz bu konferansı yaptıktan tam 5 gün sonra Ermeniler Almanya’nın Köln kentinde bir mezarlığa anıt diktirdiler.

Ve o Köln şehiri tüm Türk dini cemaatlerinin MERKEZİ.  Yüzlerce Türk STK ve federasyonları var. Hadi geçelim Köln’ü Almanya’da 3 MİLYON TÜRK ve 5 BİN Türk STK’sı var.

Biz bumuyuz  ALLAH AŞKINA?

Bizim gücümüz bu kadarcık mı? Sahi nedir biz deki bu ACİZİYET, EZİKLİK ve  VURDUMDUYMAZLIK?!..

Bu GİDİŞAT nereye böyle?!...

 

LAHMACUN VAR YERMİSİN?

CUMA günleri için “Camimizde LAHMACUN yapılacaktır” diye  duyuru yapan bir YÖNETİM ya da TOPLULUK’tan pek fazla da birşey beklemiyorum.

Bu iş; “akıl, mantık, fikir ve KAPASİTE işidir vesselam?!..”

Kimse hakaret olarak algılamasın ama ben artık AVRUPALI TÜRKLER’in zeka düzeyinden şüphe etmeye başladım. Zira 5 bin kişilik bir grubun gücü ve lobisi 100 bin kişiden çok çok fazlaysa burada ZEKA ve LİDER  sorunu vardır.

İşte bu yüzden AZİZ NESİN’e geç te olsa hak vermeye başladım!.. Adam  bizi yani TÜRKLER’in  zeka düzeyini çok iyi çözmüş ve az bile söylemiş.

 

Son söz olarak; “Eyy Avrupalı Türk kardeşim  LAHMACUN VAR YER MİSİN?!..”

  

 

Yorumlar

tüm yorumlar