Diyanet Dine Hıyanet mi ?

Yüzyılların cehaletinde doğrular yanlışa neden saptırıldı ? Bu soruya açık yanıt verilemedikçe  inançsal dünyamızda ortak bir uygulamaya geçilemez. Doğru yanıtı bulmaksa çıkarcılar eilnde kolay değildir.   &...

Yüzyılların cehaletinde doğrular yanlışa neden saptırıldı ? Bu soruya açık yanıt verilemedikçe  inançsal dünyamızda ortak bir uygulamaya geçilemez. Doğru yanıtı bulmaksa çıkarcılar eilnde kolay değildir.

          

            Kur’an değişmeden günümüze geldi; bu doğru da yorumlar nasıl, neye göre yapıldı, bu ilginç. Sevgili Peygamberimizin Hakka yürüyüşünün ardından , zaman kaybetmeden  uygulamalar gerçek anlamın dışında bir açmaza girdi. Bunun nedeni, bireylerin ve devlet erkini kullananların arzuları, istekleri doğrultusunda yön aldı

            Emevi’lerden başlamak üzere Din siyasetin içine çekildi. Kur’an esas alınmak yerine, söylentiler daha etkili olmaya başladı.  Peygamberin yapmadıklarını yaptı haline getirerek hadisler uydurdular. Giderek itirazlar, söylemler çatallaştı ve çok zaman geçmeden mezhepler doğdu. Oysa bilinmeli ki Kur’an Dini birdir ve bunun ılımlısı – ılımsızı olmaz. Din kendi kurallarını koyar.

           Bizim Dinimiz İslam’da Yüce Tanrı, aklı öne almamızı önerir.. Aklını kullanmayanları uyarır ve sapkınlıklara akıl yoluyla karşı durun der. Bu demektir ki İslamiyet akıl Dinidir.Akla, mantığa ters düşen İslamiyete de terstir.” Atatürk de böyle diyerek , dinimizin gerçek yüzünü aydınlatmak amacıyla kurumlar olurturmuş, önlemler almıştır.

    

           İslamiyet Arapların elinde gerçeğinden uzaklaştırılmış, bidatlar, hurafeler dinin yerini alır olmuştur. Kur’an’ın “OKU ,” emrini bile ezlerle anlamına alararak düşünceden uzaklaştırmışlar ve dini  halkın aydınlanma , başarma ve huzur bulma yerine cehalete teslim olma anlamında dondurmuşlardır. Yüzyıllarca “Ebu ! “ falancı şöyle demiş diyerek,  bir de sonuna “ radiyallahu anh!” ( Tanrı ondan razı olsun )  kutsallığı ekleyerek, söylemciler kendilerinin de din bilgini olduklarını dair yer edimeye çalışmışlardır. Bu duruş dini rayından çıkararak söylenilerin , geleneklerin uygulaması haline getirmiş ve cahil hocaların elinde İslamiyet pozitif bilimden uzaklaştırılmıştır.

 

               Bugünkü Diyanet İşleri  Başkanlığı’nın aldığı pozisyona bakıyorum. Atatürk’ün kurduğu anlam ve görevde mi sayıyor kendini, yoksa siyasilerin, yozların elinde oyuncak olduğunu kabul ederek yokluğunu mu kabulleniyor?  Eğer böyle olmasa ( 9 )” dokuz yaşındaki kızların evlenmesi caizdir.”  Diyebilir miydi?  Eğer böyle olmasa , tüm insanların inançlarının yaşanası olduğunu görmez de yalnız bir mezhebin sözcüsü olur mu? Eğer gerçekten islamı yaşatmak istese, insan hakkını yiyenlere iki çift söz etmez miydi?

            Dini gösteriş için kullananların yaptıklarının yanlış olduğunu, eskortlarla Cuma namazlarına gidip, korumalar nöbetteyken namaz kılanlara , “ DUR ORDA, seni korumak için ibadetten yoksun kalan korumaların farzını nasıl unutursun; bu asla caiz değildir” diyemiyorsun?

           Çocukların cinsel tacizlerde uğratıldığı rezalete neden tepki koymuyor, lanetlemiyorsun. Dinin siyasete

Karıştırılmayacağını bildiğin halde , sesini çıkarmamak , ya da onaylamakla günah işlediğini bilmiyor musun ?

        “  İslamiyette ruhban sınıfı yoktur !  “ Bunu bildiğin halde, en büyük holding olduğunu, sermayeye hükmettiğini, dini parasal bir zemin gördüğünü nasıl hazmedebiliyorsun?

          

           Atatürk Türk halkının kendi dilinde dinini anması doğal hakkı olduğunu görerek, kutsal kitabımız Kur’anı

Elmalılı Hamdi Yazır’a , ücretini de cebinden ödeyerek tercüme ettirdiğini nasıl görmezden geliyorsunuz?

           

           Yüyyıllar içinde dinimizi yozlaştıranların yüzünden bütün İslam alemi geri kalarak emperyal güçler eilnde oyuncak olarak sömürülmekte, çağdışı bırakılmaktadır.

 

             Çözüm mü ?  Söyleyelim:

       

             57 İslam ülkesi SÖZCÜLERİ bir araya gelmeli. İslamiyetin içine giren bütün virüsleri taramalı, ayırmalı, Kur’an Hükümleri’ni çağın biliminin de ışığı altında yorumlamalı ve bütün dünyada tek bir KUR’AN UYGULAMASI kabul etmelidir.  

          Bütün mezhepler, tarikatlar dine aykırılıklar taşımakta insanların duygularını sömürmektedirler. Bu çağda hala tekkelerden, türbelerden yardım dileyenler oldukça , sahtekar hoca bozuntularından kiminin “ Ben depremi önledim” kiminin “ Ben Allah’ın huzurunda namaz kıldırdım ! “ hezeyanlarına halkı inandırdıkça dinin sonu da inançsızlığı  kamçılar.Kimi günlerde camilerde “ Sakalı şerif ! Diye halka sundukları kılları Svgili Peygamberim görse , sizi lanetin ötesine kovalar !..

 

          Din , yaratanla kul arasındadır ve bizler, onun buyruğu doğrultusunda yaşamaya çalışırız. “Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz “ diyenlerdeniz.

          Ve Diyanet, yanlışlar içindesin. Uygulamaların din adına, halkı dinden soğutmak oluyor. Bir hizmet istiyorsan önerimi ciddiye al ve EVRENSEL BİR İSLAM KONKRESİ topla. Yoksa yüz yıla kalmaz, insanlar hurafelerin elinde kanlı – bıçaklı olmaya tam varır.

  

          Diyorum ki :

        Yaratanla arama girme sakın

        Onunla hem- hal olmak bana düşer

        Sen kendini vekil görmekten vazgeç

        Kan emenler bir gün o kana düşer

 

      15 Mart 2011’de Kabe’de, direklerden birinin dibinde yazdığım şu dörtlükteki gibi olmak ruhundayız. Bütün insanların eşit, özgür ve huzurlu olması dileğimiz. Dinler insanlığın huzuru için vardır. Politika cambazları elini ETEĞİNİ (!) dinden çekerlerse tüm insanlık huzur bulur.

 

        Yan yana saf tuttuğum Dünya vatandaşları  

        Aynı sevgi uğruna akan bu gözyaşları

        Rengi – dili – görgüsü apayrı insanların

        Omuz omuza iner secdeye dik başları

 

        Ve , dinimi yozlaştıran Kurum, yozlaştıranlara kol kanat geren Diyanet, son on beş yılda namaz kılanların sayısının azaldığını da mı görmüyorsun? Bunu ben değil, uygulama yapanlar , yaptıranlar söylüyor. Din insanlara güven vermek, huzur sağlamaktır; politikacılar elinden kurtarırsanız saygıdeğer olursunuz.

         Laiklik sizin anladığınız gibi dinsizlik değildir. Hem laik, hem inaçlı olanlar milyonlarcadır,benim gibi. Sizler de kurtulun bağnazlıktan ve İSLAMİYETİ  YAŞANIR hale getirin. Ya da tamamen HIYANETİN İÇİNE batmadan  kendinizi KENDİNİZDEN KURTARIN.

Yorumlar (1)

Yorum yaz
  1. İbrahim COŞAR
    2018-01-10 10:27:46 İbrahim COŞAR

    Hep bize ışık oldun, olmaya da devam ediyorsun öğretmenim.

Yorumlar

tüm yorumlar