TABUTA SIĞMAYAN BEDEN

Burası Türkiye. Her yıl binlerce kadın şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalıyor. Diğer  ülkelerde taciz ve tecavüz oranlarında düşüşler olurken Türkiye de artışlar gözleniyor. Peki bunun sebebi ne? Devletimiz üzerine d&...

Burası Türkiye. Her yıl binlerce kadın şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalıyor. Diğer  ülkelerde taciz ve tecavüz oranlarında düşüşler olurken Türkiye de artışlar gözleniyor. Peki bunun sebebi ne? Devletimiz üzerine düşen görevi yapmıyor mu? Ya da yapıyor ama görevin sunduğu ceza mı ağır gelmiyor? Şimdi bakalım elimizdeki verilere...

   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı verilerine göre son 15 yılda; 241 polis, 91 asker, 17 özel timci, 15 korucu, 45 gardiyan tecavüzden yargılanmış. Fakat hiçbiri ceza almamış. Bu verilere göre insan ''neden'' sorusunu haklı olarak soruyor. Neden ceza almadılar? Çünkü onların bir kısmı dağlarda savaşıyor bir kısmı şehirleri koruyor bir kısmı da adaleti sağlamak için görev yapıyor. Mümkünse insan değilseniz hiç bir koruma görevinde bulunmayın zira biz kendimizi sizlerden korumakta zorluk çekiyoruz... 

   Şimdi 2002 yılından başlayıp inceleyelim. Sadece 2002-2008 arası 62 bin kadına kayıtlara geçen tecavüz olayı yaşanırken, Adalet Bakanlığı’na göre katledilen kadınların sayısı son 7 yılda yüzde bin 400 yükselmiş. 2002 yılı kayıtlarına 66 olarak geçen kadın katliamı sayısı, 2007 yılında 1011 olarak saptanmış.

   Tecavüze uğrayanların yüzde 50’si 18 yaş altında ve bunlardan yüzde 10’u erkek çocukmuş. 5–10 yaş arası çocukların yüzde 55’i ensest mağduruymuş. 10–16 yaş arası çocukların yüzde 40’ı ensest mağduruymuş. Cinsel saldırganların yüzde 75’i tanıdık birileri. Ensest olaylarında faillerin yüzde 50’si öz baba, sırasıyla da amcalar enişteler, ağabeyler, dedeler ve dayılardır. Acil yardım hattını arayan kadınlardan yüzde 57’si fiziksel şiddete, yüzde 46,9’u cinsel şiddete, yüzde 14,6’sı enseste ve yüzde 8,6’sı tecavüze maruz kalmış. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’ndan basına verilen bilgiye göre 2010 yılının ilk 7 ayında Türkiye’de kadına karşı işlenen suçlarda büyük artış yaşandığı belirtilmektedir. 2010 yılının ilk 7 ayında 226 kadın katledilmiş.

   Aynı dönem içinde cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar kapsamında 478 kadın tecavüze maruz kalmış, 722 kadın taciz edilmiş, aile içi şiddet kapsamında 6423 kadın şiddete maruz kalarak hastanelik olmuş. TÜİK verilerine göre tecavüz ve taciz gibi cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış meydana gelmiştir. Buna göre;

   2006’da 528, 2007’de 473, 2008’de 577, 2009’da 652  kadın tecavüze uğrarken, 2006 yılında 489, 2007 yılında 540, 2008 yılında 589, 2009 yılında 624  cinsel taciz olayı yaşanmıştır.

   Kadınlar, korktukları için şikayetçi olmuyor. 2005–2010 yılları arasında, 100 binin üzerinde kadın cinsel saldırıya maruz kalmış, bu kadınların yüzde 40’ı hiç şikâyetçi olmamıştır. Kadınların korktukları için şikâyetçi olamadıkları da istatistiklere geçen bilgiler arasındadır. Ocak 2009’da yayımlanan Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Raporunda ise; en yüksek şiddet oranının Kuzeydoğu Anadolu ve Orta Anadolu’da olduğu belirtilmiştir. Evli kadınların yüzde 15’i eşinin cinsel şiddetine maruz kaldığı raporda yer almaktadır. En düşük oran yüzde 9 ile Marmara, en yüksek oran ise yüzde 29 ile Kuzeydoğu Anadolu olarak görülmektedir. Fiziksel şiddet yaşayan kadınların oranı yüzde 42 olup, en sık 40–59 yaş grubu şiddete maruz kaldığı da raporda belirtilmiştir. Kadınları istismar edenlerin yüzde 83’ünü eşler oluşturdu.

 

   2009-2011 yılları arasında toplamda 29 bin 980 tecavüz suçu işlenmiş. Bu tablo bizlere  her sene ortalama 10 bin kadının tecavüze uğradığını ve bu tecavüzlerin çoğunun toplu tecavüzler olduğunu göstermektedir. Bu sayılar sadece adli mercilere yansımış olanlardır. Bir de yansımayanları düşünürsek bu sayısının yaklaşık iki katına ulaşması mümkün.

   Verileri inceledik. Bu suçun doğusu batıerkeği kızı olmaz. İnsan, insandır ve insanca yaşamayı ve muamele görmeyi hakeder. Kimse kimsenin özgürlüğüne, namusuna, şerefine, özel hayatına karışmaksızın, kimseyi rahatsız etmeden, yasalara aykırı olmadan istediğini yapmakta özgürdür. Şimdi burada suçlunun mu özgürlüğünden bahsetmeli yoksa suçsuzun mu? Suçsuzun zaten özgürlüğü elinden alınmış bu yaşı kaç olursa olsun böyledir. Hiçbir kadın da bu şekilde yaşamayı hak etmiyordur. Peki ya suçlu? Yaptığı büyük bir suç ve ancak idam edilerek cezasını almalıdır. Diğer cezalar onun için bir özgürlük olacaktır. Tecavüzcülerin özgür kalmasını istemiyoruz!!!

   Maalesef ki kız çocuklarının, kadınların insandan sayılmadığı cahiliye dönemi şuanda da devam etmektedir. Siz değerli okurlar lütfen çocuklara değerli olduklarını onları sevdiklerinizi, inanıp güvendiğinizi gösterin. Hiç bir çocuğun bedenine izinsiz dokunulmayacağını onlara anlatın hatta sizler de birer ebeveyn olarak onları izinsiz öpmeyin. Çocuklara yaklaşırken izin isteneceğini önce evde sizler anlatın. Bedensel haklarına saygı gösterirseniz saygı göstermeyenlere hayır demesini bilecektir. Çocuklarınızı sevgi ve şefkatle demokratik bir aile ortamında büyütün. Emin olun o zaman bir şeyi isteyip istemediklerine evet/ hayır diyebilme özgürlüğünü daha çok hissedecektir.Başlarına ne gelirse gelsin onlara inandığınızı, güvendiğinizi, ona yardım edebileceğinizi her zaman hissettirin. Çocuklarınızı karşınıza alıp konuşun. Onların içlerine kapanık biri olarak yetişmesine müsaade etmeyin. Onlara ''sen çocuksun'', ''çocuklar her şeye karışmaz'', ''sus bakiiim'' gibi cümleler kurmak yerine ''canım kızım/ canım oğlum sen ne düşünüyorsun?'' Sende ister misin? Sende sever misin? vs. gibi cümleler kurarak onların fikirlerini alıp, duygu ve düşüncelerini daha kolay dile getirmesini, içine kapanık olmamayı öğretmiş olacaksınız...

  Şimdi gelelim ki son günlerde sosyal medyada çalkalanan o habere. Adana da 4 yaşındaki kız çocuğuna düğün evindeyken alkollü gelip tecavüz eden o kişiye diyeceğim ama kişilik taşımayan birine ne demek doğru bilemiyorum. Mahalle sakinleri yetişmese o kız çocuğuna daha neler olacaktı acaba? Tecavüz de değil tam bi cinayet aslında. Küçücük bir bedene kıymak.  Şimdi bunu yapan nasıl bir ceza aldı?  Cezaevinde 2 mahkum tarafından öldürüldü haberleri yayılıyor. Fakat resmi kurumlardan konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Hadi diyelim ki öldürüldü. Adalet mahkumların elinde değil devletin elinde olmalı!

   Daha kaç kadın, kaç kız, kaç çocuk hatta kaç bebek bu olaylara maruz kalacak? Sürekli bu olaylarla karşılaşıyoruz. Ve erkeği kayıran yasalar olduğu gibi devam ediyor ve bakın birlikte okuyalım o tecavüz indirimlerine:

1-Yarım kaldı indirimi.

2- Eski sevgili indirimi

3-Ruh sağlığı bozulmadı indirimi

4-Saygın tutum indirimi

5-Bakire değildi indirimi

6-Cilve yaptı indirimi

7-Babasını kamuoyunda mahcup etti indirimi

8-Mahkemeye takım elbise ile çıktı indirimi

9-Erken boşalma indirimi

10-Rızası vardı indirimi

    Erkeği anlamak, ona sahip çıkmak, onu güçlü tutmak adına yapılan indirimler bunlar. Adalet neden suçlunun yanında? Neden kadın mağdur olduğu halde onun yanında değil? Akla mantığa sığmayacak bir durum. Adalet tecavüzcüsünü öldüren Nevin Yıldırım' a  mı has dı?

     Ülkemi, devletimi, milletimi seviyorum. Lakin bu tür şeylerin müslüman bir ülkede yaşanmasından utanıyor ve görmezden gelemiyorum. Artık bu tür olaylara son verilecek uygulamalar yapılmalı. İdam gelsin tecavüzcüler bitsin. İdam gelmedikçe, bu olaylar daha da artacak. Sesimizi duyun artık !!!

Yorumlar

tüm yorumlar