TÜKETİM TOPLUMLARI VE KÜLTÜREL EROZYON

  Dünyadaki hızlı gelişme ve teknolojinin de hızla yaygınlaşmasıyla popüler kültür dediğimiz bir yanı iyi diğer yanıyla da toplumlarda erozyona sebep olan bir kültür doğdu.. Ve tabi dünyada hızla tüketen, hatta tüketmede...

  Dünyadaki hızlı gelişme ve teknolojinin de hızla yaygınlaşmasıyla popüler kültür dediğimiz bir yanı iyi diğer yanıyla da toplumlarda erozyona sebep olan bir kültür doğdu.. Ve tabi dünyada hızla tüketen, hatta tüketmeden yenisini elde etmeğe çalışan, yarını düşünmeyen tüketim toplumları da doğdu. Üreticilerin pazarlama stratejileriyle teknolojiye çok fazla esir olunurken insanlar birbirlerinden uzaklaştı, sanal kalabalıklar içinde yalnız insan grupları doğdu.

    Kültürlerin oluşumunda ve değişiminde etkisi olan birçok faktör vardır. Popüler kültürde bu faktörlerin çoğu insanlara kolayca ulaşıp, etkilenmelerini hızlı bir şekilde sağlayacak kadar güçlü olduğu için doğal olarak hızlı gelişir ve doğal olarak da çabuk eskir ancak izler de bırakır.

  Popüler kültürü değiştirdiği hızda eskiten en önemli etmen sosyal medya ve yaygın iletişim ağlarıdır. Özellikle internet ortamı , en etkili  ve kolay bir yoldur. Artık herşey hızla yayılıyor ve çok çabuk tüketiliyor. Bu da tüm toplumu farkında olmadan tüketim toplumu haline getiriyor. Hiç bir şey eskime lüksünü yaşayamıyor. Çünki bu kültürü kontrol edenler böyle istiyor. Örneğin, bakın elinizdeki bilgisayarlara, cep telefonlarına. Eskimeden bir üst model çıkıyor.  Üst model ve üst teknolojiye göre uyarlanan program veya uygulamaları da elinizdeki cihazlar kaldıramadığı için değiştirmek zorunda kalıyosunuz. Ya da reklamların etkisi, aynı baskı altındaki çevre etkisiyle yapıyorsunuz bunları... Subliminal mesajlarla öyle etki alanına alınıyor ki tüketici,  çok insan cebindeki paraya bakmadan marka tutkunu oluyor. Sosyal medya ve reklamlar sayesinde bir anda zirvede olarak hayatlarımıza giren şeyler de kısa sürede tarihin çöplüğüne gidiyor, ancak toplumu da eksilterek...
    Sanatsal konuları da etkileyen bu çılgınlık, bir karmaşaya sebep gibi görünse de yıllar içinde yok olmaya mahkumdur ancak, her konudaki bu hızlı tüketim çılgınlığı,  kaçınılmaz olarak kültürel erozyona da sebep oluyor tabi ki... Hızla yayılan kitle iletşim vasıtaları sayesinde toplumun her kesimine bir anda ulaşılabilmesi ile güzel şeylere de vesile olduğu kadar kontrolsüz olması hasebiyle bilgi kirliliğine de sebep olmaktadır. Hemen her konuda doğru yanlış her kafadan çıkan çok şey sosyal medyayı çok konuda çöplük haline getirmiyor da değil. Bunları iyi ayrıştırmak ve yaymak da duyarlı her insanın görevidir.
Kültür, yaşayan canlı bir süreçtir. Popüler kültürü halk kendisi üretir. Ya da art arda verilen mesajlarla ürettirilir. Kitle iletişim araçları öyle etkili kullanılır ki insanları bir anlamda esir alırlar. İşte en hassas nokta da buradadır. Çünki sürekli subliminal mesajlarla insan bilinci baskı altında tutulur. Bilgi karmaşasıyla ve sürekli baskı sonucu kötü niyetle hareket edenlerce bilinçsiz insanların mankurtlaşmaya kadar sürüklenmesi işten bile değildir. İşte bu yüzden geleneklerimiz böyle durumlar için bir sigortadır aslında.
Yüzyıllardır toplum bilincini üst seviyede tutan, toplumsal hafızayı, zihni açık tutan irfan geleneğimiz, İlm sohbetleri... Unutulan ya da unutturulmağa çalışılan değerlerimiz...
Birbiriyle konuşmayan, sohbet etmeyen bir toplum, bir aile haline gelmek kültürel erozyonun en kötüsüdür. Okumayan, dinlemeyen, öğrenmeyen; öğrenmeyi, neyi nasıl öğreneceğini dahi bilmeyen toplum haline geliyor tüketim toplumları. Popüler kültürün olumsuz yönlerinin en tehlikeli yanıdır bin yıllara dayalı köklü kültürü sarsması hatta zaman içinde yok etmesi... O yüzdendir ki toplum bilincini artıran irfan geleneğimizin unutulmaması çok çok önemlidir.
Çünki, Teknoloji, hayatın baş döndürücü hızı ve ona uyum sağlamak adına güçlenen hırslarımızla birlikte eksiliyoruz aslında… Gelişen teknoloji herşeyi etkileyip, bir yandan hayatı kolaylaştırırken diğer yandan popülaritesiyle de esir alıyor tüketim toplumlarını. Teknolojiden en etkin şekilde faydalanırken, zararlı yönleri konusunda da toplum bilinci oluşturmak başta devletimiz, eğitimciler ve hepimiz için bir görevdir ama öncelikle bizim bilinçlenmemiz, toplumu bilinçlendirmemiz gerekir. gerekir. Yapılmıyor mu, evet. Yeterli mi, hayır.

   Popüler kültürde modaların, trendlerin ve her türlü akımların hızlı bir şekilde değişmesinin en önemli sebeplerinden biri de tüketimin devamlılığıdır. İnsanlar beğenilme içgüdüsü ve sosyal alanda kendilerini gösterebilmek için tüketime devam etmek zorunda hissettirilirler.  Kurumların ve markaların ardı ardına reklam kampanyaları düzenlemelerinin başlıca sebeplerinden biri de yeni ürünleri satabilmek adına tüketime devam etme zorunluluğunu oluşturma çabasıdır. Tüketim canavarı haline gelen, getirilen toplumlar hayatın içinde hayattan kopuk yönsüz kalabalıklar haline de gelebiliyorlar.
   Güzel olan her şey bilinçli kullanılmazsa zarara dönüştüğü gibi popüler kültürün bilinçsiz esareti de toplum bilincini yok etmede kullanılır. Çağın nimetlerinden faydalanırken zararlarından da korunabilmek gerek. Nesilden nesile aktarılan kültürlerle toplumlar ayakta kalırlar.  Aksi halde: Ünlü pedagog Salzman' ın dediği gibi " Yengeçler yavrularının neden yan yan yürüdüklerine şaşmamalıdırlar. Çünki kendileri de öyle yürüyorlar... "

Yorumlar

tüm yorumlar