İNSANLARIN DA İKİ YÜZÜ VAR

Hayat bitmez tükenmez bir maskeli balodur bizler için. Günümüzde kullanılan maskeler, belki rengarenk o meşhur Venedik maskelerinden değil, ama öyle çeşitli ki, maskeleri fark etmemiz belki de mümkün değil. Doğruyu ...

Hayat bitmez tükenmez bir maskeli balodur bizler için.

Günümüzde kullanılan maskeler, belki rengarenk o meşhur Venedik maskelerinden değil, ama öyle çeşitli ki, maskeleri fark etmemiz belki de mümkün değil.

Doğruyu yalandan, ayırt etmenin en zor zamanlarını yaşamıyor muyuz?

Pablo Neruda, “ İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsiniz ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin “ der. İnsan ilişkilerinde hep maskeler vardır. En güzel maskeleri de siyasetçiler takar. Peki, maske takmaya neden ihtiyaç duyarız? Olduğumuz gibi değil de toplumun istediği gibi görünmek amacıyla maske takarız. İçinde bulunduğumuz topluma kendimizi kabul ettirme düşüncesi de olabilir. Birilerini kandırmak için, kendi düşüncelerimizin kabul edilmesi için, alt kademedeki üst kademeye yaranmak için, daha sayayım mı?  Toplum içindeki insanların sürekli kendisi olduğuna inanmak biraz saflık oluyor gibi.

Ama bu her zaman maskeli gezdiği anlamına da gelmez. Menfaatleri bozulunca, ortama fazlası ile alışınca, ya da işler umduğu gibi olmayınca gerçek kişilik ortaya çıkıverir. Acaba sahip olduğumuz maskelerin farkında mıyız?

Aslında günlük yaşamımızda öyle çok maske kullanıyoruz ki bunun bazen biz bile farkında olmuyoruz. Sabahleyin yatağımızdan kalkar kalkmaz yüzümüze maskemizi takıyoruz ve gün içinde değiştire değiştire hayatımıza devam ediyoruz. Düşünebiliyor musunuz bir gün hepimiz maskelerimizi çıkarsak ne olur? Gün içinde maskesiz hangi anımız olabilir? Bence sadece aynayla bakıştığımız zaman. Gerçeği aynada kendimiz görebiliriz. Ya da çok özel anlarda maskemizi yüzümüzden farkına varmadan çıkartırız.

Kızmamız gereken kişiye, mutlu bir tebessümle bakarız. Tasvip etmesek de kafa sallar “ çok doğru “ deriz.  Belki karşımızdaki insanın konuşması bizleri fazlasıyla rahatsız etmiştir ama sonuna kadar ilgiyle dinliyormuş gibi gözükme maskemizi takarız. Canınız küfretmek ister ama o anda iltifat etmek zorundasınızdır. İkiyüzlülük maskesini kullanmanın tam yeridir.

Bazen biz bile kullanmıyor muyuz bu maskeleri, ancak bu işi meslek edinen kişiler zamanımızda çoğaldı. Şimdilerde kimse kendi olmaya cesaret edemiyor.

Toplum içinde olduğum zaman hangi maskeleri takmışlar diye şöyle bir göz gezdiririm. Öyle sahte kimlikler görürüm ki şaşkınlıkla izlerim. Kimi bencilliğini saklamaya çalışır, kimi dürtülerini, kimi asabiyetini, kimisi de çapkınlığını. Bu tür maskeyi kullanma alışkanlığı olan insanlar, tehlikeli olabilmektedirler.

Yaşamı nasıl kabullenirseniz kabullenin, nasıl oynamak isterseniz öyle olun, maskeli ya da maskesiz.

Doğan Cüceloğlu der ki, “Günlük yaşamda kendi davranışlarımızın farkında olarak ya da kendi davranışlarımızı gözleyerek başkalarına karşı nasıl maskeler kullandığımızın farkına varabiliriz” Eğer bu sözü unutmazsak yapay benliğimiz yerine belki gerçek benliğimizi bulabiliriz…

Sevgiyle kalın…

Belma Demir Akdağ,07.06.2018

 

Yorumlar

tüm yorumlar