Devletin ŞAŞKIN YÖNÜ !..

        Sosyal Medyada iki gün önce bir cümlelik bir düşünce yayınladım:         " Suudi Arabistan öncülüğünde kurtuluş arayan bir İSLAM'sa eğer, Varacağı yer BEDEVİ Ç...

        Sosyal Medyada iki gün önce bir cümlelik bir düşünce yayınladım:         " Suudi Arabistan öncülüğünde kurtuluş arayan bir İSLAM'sa eğer, Varacağı yer BEDEVİ ÇADIRIDIR !.."          Türkiye , bir yandan İslam dünyasında önder, öncü olmayı hedefleyecek, bir yandan da  devlet bile olmayan , ancak petrola dayalı bir zenginlikle halkını ezen ve terörle çevresini besleyen ,aynı zamanda varlığını da bu yolla sağlayan birilerinin peşinde kuyruk olacak !  Bunu kabullenmek akıl dışıdır. Ancak , görülüyor ki Türkiye, Önder olma bir yana , başkalarının peşinde kuyruk olmayı kabullenebiliyor. Yazık !          Elli altı İslam ülkesi içinde demokrasiyle yönetilmeye çalışılan tek ülke Türkiye'dir. Kuruluşundan bu yana bunun savaşını vermektedir. Demokrasinin olmazsa olmazı da LAİKLİKtir. Birilerine laiklik öteden beri batar. Çağdaş olmanın yolu olan laik yapılanmaya  Cumhuriyetin Kuruluşundan bu yana karşı olan gerici akım boş durmadı.           Siyaseti kişisel ve zümresel çıkarlar için kullanan siyasiler, bir tutam oy uğruna laiklikten ödün vere vere eğitimi çağdaş yorumlardan uzaklaştırdılar. Yetişen Gençliği sözde dinsel tabana oturtmak için uğraştılar.  Gelinen noktada, dindar değil, dinci bir toplum çıktı karşımıza. Dindar görünen , ancak dinin temel kurallarını göstermelik olarak kullananlar, her türlü aykırılığa girdiler. Dinin yasakladığı eylemleri yasal kılıflara büründürerek kamunun altını oydular. Yaşar Nuri Öztürk'ün deyimiyle halkı " ALLAH'la aldattılar."          Yıldız olan bir Türkiye, " Yeni Türkiye " masalıyla  karanlık bir ORTADOĞU ÜLKESİ haline dönüştürüldü. Görünen köy kılavuz istemiyor. Ülkemizin bir bölümü yıkım içinde. Bu hale gelmemizdeki temel unsur, Cumhuriyetin özellikle LAİKLİK  ilkesinden uzaklaşılmasıdır. Son on beş yıldaki yönetim anlayışı ülkemizi duvara toslatmakla kalmadı,  can yakar duruma da getirdi. Bugün, çevremizde güveneceğimiz bir liman devlet yok. Sorun çıkarmakta usta  erkliler tüm ülkemizde Can'ların   acımasına  getirdiler şimdi. Ülkemiz kuşkular içinde.            Tüm Dostları yitirdikten sonra  Suudilerin  kuyruğuna takılmak acı veriyor.  Azeri Filozof Mirza Fetali Ahuntov 'un bir tesbiti var, diyor ki :           " Dünyada Arap'lar kadar masal uyduran, Fars'lar kadar bu masalı güzel anlatan , Türk'ler kadar bu masala İNANAN ikinci bir devlet yoktur..."           Şimdi biz bir uçan halıya binip dünyanın fethine çıkacağız öyle mi?  Biz Türkler, yüzyıllar boyu Arapların varlığına destek olmuşuz. Onlar da  her ortamda bizi arkamızdan vurdular. Filistinde binlerce askerimizin İngilizlerce kör edilmelerine destek olanlar da Arap'lardı. Dünya Savaşı'nda  emperyalist ülkelerin Peşine  takılarak Yemen'den tutun Suriye'ye, Irak'a kadar  bizlere yaptıkları tarihin unutulmazları arasındadır. Türkiye'yi bu duruma düşürenler boşuna milleti kandırmaya kalkmasınlar. İzledikleri iç ve dış siyaset iflas etmiştir. Bırakın dışı içimizdeki aymazlara da yıllarca göz yumanlar şimdiki erkliler değil midir ? O silah depolarını , o sokak hendeklerini , evden eve bağlantıları ve bunca teröristin kent yapılanmalarını hayaletler mi gerçekleştirdi. ?          Ülke büyük, akıl küçük. Bir zamanlar AÇILIM sevdalısı olanlar, ülkeyi etnik kimliklere ayıranlar , terör liderlerini devlete eş görerek muhatap alanlar şimdilerde ateş püskürüyorlar. Bilinen gerçektir ki terörün elindeki silah, arkanı döndüğünde patlar. AKİL adamlar da uydursanız teröre set çekemezsiniz. Başkalarının uydusu olarak EŞBAŞKANLIK uydurmasına kanarsanız, bir gün kral çıplak kalır ve siz elâlem içinde mahçup olursunuz. Salt kendinize değil, ülkenize de zararınız dokunur.  Nitekim öyle de oluyor. Şimdi tüm yurttaşlarda bir suskunluk, bir umutsuzluk, bir de derin öfke var. Buna hiçbir yöneticinin ne hakkı , ne de yetkisi vardır.            Türkiye , büyük devlettir. Yanlış olan, yanlış karar verenlerdir. Bu ulus tüm etnisiteleriyle karışıp kaynaşan büyük bir güçtür. Ayrık otlarının yeşermesi yanlış uygulamalardandır. Vali Şairlerimizden Nüzhet Erman şöyle der şiirinde :            " Ayrık otlarını temizlediğimiz gün / Ve vurduğumuz gün çürümüş dallara satır /  O kendini her an yeniden yaratır..."            Yanlış olan TÜRK MİLLETİ  değil, milletin önündeki engellerdir. Gün olur Millet tüm engellerden sıyrılarak Dünya'daki saygın yerini YENİDEN ALIR (21.12.2015)

Yorumlar

tüm yorumlar