Landshut tarihi bir gün yaşadı

Landshut Teröre Karşı Birlik Oldu Tevfik ŞENDÖL / Landshut   Landshut, 3 Temmuz Pazar günü saat 15:00 den itibaren Altstadt’a Rathaus önünde  Teröre karşı birlik oldu. Landshutta Orient Kulturverein, Deutsch...

Landshut tarihi bir gün yaşadı

Landshut Teröre Karşı Birlik Oldu

Tevfik ŞENDÖL / Landshut

 

Landshut, 3 Temmuz Pazar günü saat 15:00 den itibaren Altstadt’a Rathaus önünde  Teröre karşı birlik oldu.

Landshutta Orient Kulturverein, Deutsch Türkische Elternbeirat, Ditib, Migrationsbeirat Landshut, Selam, TatBayern , Voice of Africa ,SODEM Vilsbiburg kuruluş ve dernekleri  Teröre karşı  hep beraber olduklarının mesajını verdiler. 

Landshut Orient Kultur derneğinden Ahmet Karaman’nın yaptığı konuşmada’’  Çok değerli Landshutlular, öncelikle kendimi tanıtayım. Ben Landshut yabancılar meclisi üyesi (Migrationsbeirat Landshut) ve aynı zamanda Orient Kulturverein derneği’nin başkanı Ahmet Karaman’ım. Bugün burada Terörün dini yoktur demek için toplandık. Bundan 9 ay öncede yanlızca bir kaç metre ileride sepen gibi yağmurun altında aynı sebeple toplanmıstık. O zaman sebep Fransa saldırılarıydı ve biz Landshutlu Müslümanlar olarak bu terör saldırılarından kendimizi soyutlama ihtiyacını hissetmiştik. O günden bu güne geçen 9 ayda her gün terör saldıriları yaşadık. Suruçta, Ankarada, Halepte, Damaskusta, Bagdadta, Nijeryada, Kenyada, Orlandoda, Brüsselde terörün acımasız yüzünü görmek zorunda kaldık. En son bir kaç gün önce İstanbul da, sonrasında Dhakada ve henüz bugün Bagdadta yaşadık aynı acıyı.

Beni şahsen İstanbul’daki saldırılar Müslüman ve Türk kökenli bir havaalanı çalışanı olarak biraz daha çok etkiledi. Ölenler benim kökenimin yattığı ülkede yaşayan meslekdaşlarımdı ve bu saldırıyla benim dinim bir kez daha hedef tahtasına konuldu.

Bu gerçeğe rağmen, terörün patlattığı bombaların çogu Müslüman ülkelerini vurduğu halde, Avrupa da patlayan her bomba sonrasında da hedef tahtasına konulan, dinimiz sebebiyle zan altında bırakılan maalesef her defasında yine biz oluyoruz.

Mesela örnek olarak bundan yalnızca 3 gün önce Asağı Saksonya Eyaletinde bir ICE hızlı treninin durdurulmasını ve terör saldırısı olabilme ihtimaliyle boşaltılmasını verebilirim. Bu olayların gelişmesine sebep olarak trende namaz kılarken biraz sesli dua eden bir yolcudan endişeye düşen diğer yolcuların şikayeti gösterildi.

Her terör saldırısından sonra durumumuz daha kötü oluyor. Yabancı ve İslam düşmanı Afd partisi büyüyor ve büyüdükçe bizi daha çok hedef tahtasına koyuyor.

Oysa bizler yarım yüzyıldan daha uzun bir süredir 3. ve dördüncü jenerasyonda burada yaşıyoruz. Bu gelişme bizleri dışlıyor, çocuklarımızın bu ülkeye entegre olmasını zorlaştırıyor, onların içlerine kapanmasına sebep oluyor.

Terör hepimiz için engel teşkil ediyor, hepimizin huzurunu kaçırıyor. Bizler teröre karşı birlik olmalıyız ve huzurumuzun kaçırılmasına izin vermemeliyiz.

İşte bu sebeple Landshut ve çevresinde kültürel farklılıklar arasında köprü olma görevini üstlenmek isteyen Orient Kulturverein öbür göçmen dernekleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu anma törenini düzenledi.

İşte bu sebeple Orient Kulturverein, Ditib Camii, Alevi Kültür Derneği, Türk - Alman Okul Aile Birliği, Sodem, Voice of Africa, Selam, TatBayern ve Landshut Yabancılar Meclisi hep beraber bir araya geldik ve hep bir ağızdan "terörün dini, dili ve ırkı yoktur!" diyoruz.

Birlik olmalıyız ve terör kendine ne ad verirse versin, ister Isis desin, ister Pkk yada Boko Haram desin, beraberce teröre karsı dik durmalıyız.Buraya geldiğiniz için hepinize teker, teker teşekkür ediyorum ve sözü TatBayernden arkadaşım Sevim Kayaya bırakıyorum.dedi.

TatBayern’den Sevim Kaya,’’ Sevgili Landshutlular,programı düzenleyen sivil toplum kuruluşları adına katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederim. Katılımınız ile taraf ve cesaretinizi göstermiş bulunmaktasınız.

Özellikle müslüman katılımcılarının sayısının çok olması beni mutlu etti. Biz müslümanlar Bagdat, Dhaka, Istanbul, Ankara, Paris, Brüssel, Orlando Kobane vb. şehirlerde vuku bulan Teröre karşı yürüyüşlere katılmalıyız. Teröristler ' Islam sizinle anılmayacak. Bizim adımıza suçsuz insanları öldüremeyeceksiniz!' mesaji vermeliyiz.

Teröristler biliyorlar ki en etkili patlayıcı korkudur. Bugün burda olarak hepimiz diyoruz ki :' Biz sizden korkmuyoruz! Vahşetiniz bizi pasif yapmayacaktır!'Barış için bu mesajları vermeliyiz.

Konuşmama devam etmeden önce kısaca kendimi tanıtmak isterim.

Benim adım Sevim Kaya, TatBayern – Türk akademisyenler topluluğu yönetim kurulu başkanıyım. Kimliğim hakkında önemli olan kısım bu değil. Mensup olduğum ırktır. Buda kişinin bakış açısına bağlıdır. Söyleki:

Ben alman vatandaşı, türk uyruklu kürt asıllı biriyim. Bu ilk etapta karışık duyulsada benim için çok büyük önem taşıyor.İçimde 3 farkli kültür taşıyorum. Bu kültürleri bir arada yürütmekte kimi zaman zorlansamda onları bir arada tutmaya calışıyorum. 35 seneyi kazasız belasız atlattım :)İçimde taşıdığım bü 3 kimlik birbirleri ile çakişsa bile düsman olmadılar, birbirlerini vurmadılar, bir diğerini yok etmediler. Bir arada, birlik olarak hayatımı olduğum gibi sürdürmemi sağladılar.Yani dostlar, diyorumki: Zor zamanlar geçiriyoruz. Yoğun duygular besliyoruz. Teröristlere karşı öfke besliyor, ölenler için yas tutuyoruz. Mağdurlar ve aileleri için üzülüyoruz. Bunlar zor zamanlar. Fakat birlik olmalıyız. Terör ve şiddete karşı dimdik ayakta durmalıyız.

Haçlı seferlerinden nasıl ki tüm hristiyanları sorumlu tutamıyorsak, IS, Al-Kaida ve Boko-Haram gibi terör örgütlerindende tüm müslümanları sorumlu tutamayız.

Nasıl ki Myamnar da öldürülen ve eziyete maruz kalan müslümanlara yaşatılanlardan tüm Budistleri sorumlu tutamayız. Ayni şekilde de PKK ile biz kürtler bağdaştırılamayız. PKK da bu saydığım tüm örgütler gibi terör örgütüdür!

Teröristlerin tüm dünyaya verdikleri göz dağı şundan ibarettir: 'Bize uy, bizden ol, bizim inandıklarımıza inan! Yapmazsan ölürsün!'

Bu bir din değildir, olamaz. Dinler araç olarak kullanılıyor. Çünkü biliyorlar ki dini kullanarak insanları taraflarına çekebilirler. Allah'ın kelamını kötü emellerine alet ediyorlar. Dinlerimizi kendi gruplarını güçlendirmek için kullanıyorlar. Onlara katılanlara Allah'ın emirlerini yerine getirdiklerini söylüyorlar, insanların duygularını sömürüyorlar.Fakat gerçek bu değil. Gerçek dinden uzak bir güç savaşı!

Yaptıklarına sebep olarak haclı seferlerini gösteriyor, kapitalizm ve batı kültürünü edinmenin bizim değerlerimize zarar verdiğini, gösteriyorlar. Bunun doğruluk payı belki de insanları kandırabilmelerini sağlıyor. Bu şekilde kan dökme, cinayet işleme, vahşet yayma gibi eylemlere girişiyorlar. İslam adı altında suçsuz insanları katlediyorlar. Fakat din bu değildir. Din insanlara barış ve birlik içerisinde yaşamayı emreder.

Medya Dhakar da yaşanan olaylarda teröristlerin Kuran'dan ayetler paylaşmalarını istediklerini ve yapamayanı öldürdüklerini ileri sürüyor.Kurandan ayet istiyorlarsa buyursunlar:    Bakara Suresi ayet 217 de derki Allah: Sana harâm ayında savaşmayı soruyorlar. De ki: "Onda savaş, büyük bir günâhtır.

Şimdi soruyorum dostlar. Bunlar nasıl müslümandır ki bir aydır defalarca saldırılar düzenlediler ve suçsuz insanları katlettiler.

Maide suresi ayet 33 de derki Allah:  Sure 2 Vers 217  'Bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir'

Bu ayette bana bu teröristlerin asla müslüman olamayacağını gösteriyor. Çünkü her gün öldürüyorlar. Gözleri kapalı öldürüyorlar. Kim olduğunu bilmeden, hangi dine mensup olduğunu bilmeden suçsuz insanları öldürüyorlar!

Bu olayların karşısında gözlerimizi yumup gerçekleri yok sayamayız. Gerçekler kan ve vahşet ile boyanmış durumda. Dünyanın her yerinde insanlar öldürülüyor, eziyet ediliyor ve bunlara din alet ediliyor.  Gelin hep birlikte hayır diyelim.

Teröre hayır!  Vahşete hayır!  Şiddete hayır!  Haksızlığa hayır!  Suçsuz insanların ölmesine hayır! Birlik ve beraberlik içinde bir hayata EVET!’’diyerek konuşmasına son verdi.

Landshut Türk-Alman Okul Aile Birliği Başkanı Nezahat Ehliz,’’ .İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde salı günü meydana gelen saldırıda en az 43 vatandaşımız hayatını kaybetti, 239 vatandaşımız yaralandı. Böyle günlerde bizler birliğimize ve beraberliğimize yapılan hain saldırılara karşı Landshut’ta kenetlendik ve dimdik ayakta durduğumuzu gösterdik.

Bu hedefle yola çıkarak Landshutta Orient Kulturverein, Deutsch Türkische Elternbeirat, Ditib, Migrationsbeirat Landshut, Selam, TatBayern ve Voice of Africa ,SODEM Vilsbiburg kuruluş ve dernekleri hep beraber Teröre karşı  hep beraber verdiğimiz mesaj:

"Terörün dini, milleti, ırkı yoktur!"

İstanbul’da olsun, Ankara’da olsun, Halepte, Bağdad’ta, Myanmarda, Parisde, Brükselde, Osloda, Bostonda, Orlandoda, Nijeryada,  Kenyada, her nerede olursa olsun, insan hayatına değerlerini vermeyen bu alçak saldırıları bizlerle beraber kınamak için Pazar günü saat 15:00 03.07.2016 tarihinde Landshut, Altstadta Rathaus’un önünde Kalabalık katılımcıların olması bizleri sevindirdi..’’dedi.

Yorumlar

tüm yorumlar