BARIŞLA TUTULAN ELLER

Ahmet Birinci/ Katerini/Makrigialos-Yunanistan Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü, ama ne yazık ki dünyamızda savaşlar devam ediyor ve insanlar ölüyor ya da sakat kalıyor. Bilindiği gibi 1 Eylül tarihi, 1939 da başlayan 2. D&...

BARIŞLA TUTULAN ELLER

Ahmet Birinci/ Katerini/Makrigialos-Yunanistan

Bugün, 1 Eylül Dünya Barış Günü, ama ne yazık ki dünyamızda savaşlar devam ediyor ve insanlar ölüyor ya da sakat kalıyor. Bilindiği gibi 1 Eylül tarihi, 1939 da başlayan 2. Dünya savaşının başlangıç tarihtir. Milyonlarca insan sefalet içinde ölmüş veya sakat olarak yaşamını sürdürebilmiştir. Birleşmiş Milletlerin 1 Eylül tarihini “Dünya Barış Günü” ilan etmiş olması insanlık adına çok anlamlıdır. Savaşların, terörün, şiddetin olmadığı bir dünyada yaşamak dileği ile, 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, “Yurtta Barış, dünyada barış”.

Siyasetçiler, mevcut durumlarını  ve geleceklerini korumak için savaşları başlatmaktan tarih boyunca asla kaçınmamışlardır. Ama dünyamızda ve ülkemizde  halkların barışık yaşaması  için uğraşan kişi ve kurumların olduğunu görmek ne kadar sevindirici bir şey. Dostlukları pekiştirip, barış için elleri tutuşturan  bir dernek var,  “Kadıköy Horonevi Derneği”. Dernek, folklor öğretmeni Aclan Sezer Genç’in öncülüğünde arkadaşlarıyla kurulmuş. Bu derneğin farklı özellikleri ve üstlendiği sorumluluklar var. Horonun tanımını ve tarihçesini, çıkarttıkları dergide anlatan ve paylaşan Folklor öğretmeni Aclan Sezer Genç şöyle diyor: “ Horonun bir felsefesi var, senaryosu vardır. Başlangıç, gelişme ve sonuç bölümü. Horon kurma, bağlama, horona başlama olarak yavaş yavaş başlar.

Halkbilimciler, mısır saplarının üstten bağlanmasını “horon”horom” diye kaydetmişlerdir. Yani horon, kollar mısır saplarında olduğu gibi yukarıda oynanır. Giriş bölümünden sonra melodiyle bütünleşerek devam eder. Aslında horonun bütün figürleri, Doğu Karadeniz halkının yaşamından alınmıştır” diyor Aclan hoca. Horonevi Dergisinde, horonun felsefesine geniş yer ayırarak horonu anlatıyor hocamız. İstanbul’da Genç ailesi olarak elli yıldır horonu tanıtıyoruz ve gelecek nesillerimize de severek ve sevdirerek öğretiyoruz diyor hocamız.  Eğitimlerdeki temel düşüncesini şu cümleyle ifade ediyor Aclan Hoca:  “Horon bizim için ne matematik eğitimi , ne de asker talimidir, horon, ritmik müzikle birebir bütünleşerek ahenkle oynanarak yaşanan bir coşkudur” diyor.

Horonevi’nin, horon kurslarına  her meslekten ve her yöreden insanlar katılmakta, cerrahlar, öğretmenler, psikolog ve yöneticiler horon öğreniyorlar. Her ayın sonunda farklı mekanlarda horonlarını oynayıp değişik mutfakların lezzetini tadıyorlar.  Düzenledikleri yurtiçi ve yurtdışı gezilerle, dostluklar pekişiyor, değişik coğrafyalar tanınıyor. Uyum içerisinde faaliyetlerini sürdüren “Horonevi” üyeleri, şehrin ağır yorgunluğunu ve stresini horon oynayarak üzerlerinden atıyorlar. Bu başarılı çalışmalarda müziğin gücünün çok önemli olduğunu gözlemliyoruz. Hiçbir sanat dalı müzik gibi insanın duygularına hitap etmiyor. Müzik kültürlerin hepsinde tüm dünyada çok önemli rol oynuyor. Ritimle elde edilen titreşim vücudun tüm organlarına hücrelerine etki ediyor.

 Bilim, müzik ve dansı terapi olarak kullanıyor. Horonevi’nin her bireyinin yüzü gülüyor, gözleri gülüyor. . Dans etmek için genç veya sporcu olmak gerekmez, her yaşta herkes oynayabilir, dans edebilir. Alınan netice, ritim ve müzik insanın hayatını olumlu bir şekilde değiştiriyor. İnsan vücudu çeşitli dilde konuşabiliyor, değişen ısı, cildin rengi ve kalp atışları etkisini yaşatıyor. Hareketler üzüntüyü unutturur, neşe dışa vurulur, duygu mideye vurur, umut başa yükselir dansla birlikte.

 

HORONEVİ’NİN DÜNYA BARIŞINA KATKISI

Yolumuz Yunanistan’ın Katerini bölgesi, Makrigialos kasabasına düştü. Deniz kıyısında sakin şirin bir kasaba. Horonevi ekibi de buradaydı. Yapılacak olan Karadeniz şenliklerine katılmak, hem de gezmek olsa gerek  amaçları. İki gün boyunca, izledik ve gözlemledik: Doğu Karadeniz’den, Yunanistan’a göç birinci dünya harbiyle  başlamış. Ardından mübadeleyle ve hüzünlü bir şekilde  göç tamamlanmış oldu. Aynı coğrafyada asırlar boyunca beraber yaşanmış, evlilikler akrabalıklar oluşmuş. Bir anda bütün bu değerler yok edilip son bulmuş. Doğu Karadeniz başta olmak üzere, Anadolu’da binlerce yerleşim yerinin adı kanunla, Rumca olduğu için değiştirilmiş. Araya bir dargınlık, küskünlük sokulmuş kim olduğu bir türlü bulunamadı.

Katerini bölgesinde gördük ki, Karadeniz’den gelenler geldikleri yerlere, koparıldıkları yerlerin adını vermişler. Yeni Trabzon, Ordu, Giresun… gibi. Kim bilir neler hayal ederek bu isimleri buralara taşıdılar. Elbette hatıraları, unutamadıkları, sevdiğinin adını yazdığı ağaç, yüzdüğü dereler, bilemediğimiz daha neler neler vardı. Horon oynayışlarını saatlerce izledik. Kemençenin şekli teli, ritim aynıydı. Söyledikleri türkülerde tanıdık kelimeler vardı, ama beden dilleri birebirdi, yüz ifadeleri mutlu, yorgunluk belirtisi yoktu.

Birçok yerde Karadeniz şenlikleri vardı bu bölgede, hepsini izleyemedik. Aynı kültürün insanlarıyla beraber eğlenmek güzel olmakla beraber biraz da hüzünlüydü. Kim bilir o türkülerde ne söyleniyordu? Herhalde, hasret vardı, unutamadıkları birçok şey vardı. Gördüğümüz ilgiden, dostça karşılanmaktan memnun olduğumuzu belirtmek isteriz.

Horonevi, dostluğun ve barışın köprülerini kuruyorlar bu bölgelerde. El ele, horon oynayarak beden dilleriyle dostlukları pekiştirerek. İki ülke halkının arasına husumet duvarları örenleri mahcup edercesine barışı yerleştiriyorlar bu topraklarda. Horonevi’nin kurucusu ve folklor öğretmeni, Aclan Sezer Genç ve horon ekibinin bütün bireyleri, kurdukları dostlukları nakış nakış muhabbetleriyle, horonlarıyla güzelleştirerek, pekiştirerek ülkeler arası barışa ve güvene önemli katkılar sağlıyorlar.

Horonu herkese sevdiren, katılanları stresten uzak durmalarını sağlayan, dostlukların kurulmasına vesile olan, dilleri farklı kültürleri aynı olan halkları buluşturan, siyasetçilerin ülkeler arasında oluşturamadığı yakınlaşmayı, sanatlarıyla kuran, adı gibi çabuk düşünüp çabuk hareket eden Aclan Sezer Genç’e ve   ekip arkadaşlarına, “1 Eylül Dünya Barış Günü” anısına teşekkür ederek şükranlarımızı sunuyoruz. Bu anlamlı günün anısına barışa hizmet eden “ Horonevi” nin bütün bireyleri için, Çekül Vakfı tarafından, Manisa İli selendi bölgesinde 7 fidan dikilecektir. Barış içerisinde yaşanabilir bir dünya dileğimizdir.       

 

Yorumlar

tüm yorumlar