Aç kapını ben geldim

Zor dur bazan çok zor..   Bir kar tanesindeki âhengi çıplak gözle görebilmek kadar zor.. Alıp başını hiç bilmediğin diyarlara gitmek kadar zordur.. Aç yattığın gecelerde onurundan yumruklarınla mideni bastırmak ka...

Zor dur bazan çok zor..

 

Bir kar tanesindeki âhengi çıplak gözle görebilmek kadar zor.. Alıp başını hiç bilmediğin diyarlara gitmek kadar zordur.. Aç yattığın gecelerde onurundan yumruklarınla mideni bastırmak kadar zor.. Deniz dibinde vurgun yedikten sonra bacaklarını hissedebilmek kadar zor.. Karışık rüyalarını tefsir edebilmek kadar zor..

Sokakta kaldığın bir gece şehrin serserilerinin sığındığı tren istasyonunda can derdiyle sabahlamak kadar zor!. Çaresizliği bilmeyen bir zalime çaresizliği anlatmak kadar zor.. Üşümek kadar zor.. Bir gönüle girebilmek çok zor dur bazan..

Bütün kalelerini kuşatsan, bütün kapılarına dayansan bile zor.. Farkedilmesi, farkettirmesi, sonra kuşkun, kırgın, eli boş gerisin geri topuklayıp dönmesi çok zordur.. Senin dokunmaya kıyamadığın bir yüreğin sana tenezzul etmemesi çok zordur..

Hazmetmesi zor!..

İnce hastalığın son evresi kadar sancılı..

Kücükken annemize ağlaya sızlaya istediğimizi yaptırmaya benzemez ki el kapısının müdavimliği!.. Zor dur Aşk dilenciliği çok zor.. Diyelim ki girdin ya da girdiğini sandın.. Bu sefer emin olması çok zor!.. Gönüllü mü aldı Seni içeri, emrivaki mi? Yahut hadi gel de gir bari , arıza çıkarma mı dedi!.. Bu da bulunsun elimin altında der gibi!.. Bile isteye, Senin yüreğindeki Sevda ateşine kucak açtı yoksa burnundan getirmeye mi!..

Emin olmak istersin.. O da beni sever mi benim ona meylim kadar.. Seviyorsa da ne kadar? Ölçeği, tartısı, kantarı ne kadar!.. Emin olmak istersin o mekandaki istimlak arazinden.. Yurt tutup, köken salabilir miyim o uzak ülkede diye kıvranırsın!.. Bir iz, bir işaret, bir ses..

Ararsın bir heves!.. Söyle hadi usandırma Ey Sevgili..

Ben beni sevdiğinden nasıl emin olayım ki!.. Niye bu kadar zalimsin!.. Çok mu zor bunu söylemek yoksa çok mu acizsin!.. Ya nasip Ya kısmet der acımasızca eller.. Nasibin kadar sevilirsin, kısmetine rıza göster!..

Kimse çıkıp da bakmaz senin Aşkına.. Hakettiğin kadar sevilirsin hiç korkma!.. Diyecek bir omuza baş koymayı dilersin!..

Diyelim ki emin oldun..Bu sefer sana seslenir Kader!.. Dur hele Yiğit!..Dur hele Dilber!.. İyi hoşgeldin amma söyle bakalım kalıcı mısın gidici mi?Bu diyarda seyirci mi?

Ömürlük musun Seyirlik mi?

Her türlü mihnete gönüllü mü geldin izinli mi? Bal baklava mı istersin yoksa yağsız kemik mi? Derken bakarsın arkanda bir el!..

İşte ben geldim der Sana Ecel!.. Bitti dersin çok şükür bu uğurda sürgünüm.. Yâr ne yapayım..

Ben denedim ama..

..Sen korkaksın Üzgünüm!.

Bir nefeste vereceğim şu emanet Canımı..Allahım sen kolay eyle dünya imtihanımı...

Yok der sana Azrail sandığın gibi değil.. Her gün bir dirhemin olacak Sana mehir!.. Et et, kemik kemik, deri deri öleceksin!. Kolay mı sandın Sevmek..

İşte ispat edeceksin!.. Âh`ını Elif`in dehlizleri işitir.. Sığ yüreklere b`nin noktasından bir remiz ilişir..

Her giden dirheminle yeniden dirilirsin!.. Yâr kusura kalma..Gayri yoldaşım değilsin!.. Sevsende bir artık sevmesende.!. Ama yine de içim buruk, ne olaydı bilsemde..

Uzak bir ülkeden seyreyle Can Sevdayı!. Kurda kuşa rivayet, öz teninle kavgayı!..

Yorumlar

tüm yorumlar