YAMA (4)

"Yüreğimin dibine kadar yolun var!.." demiş yazar.. *   Sahi yüreğin dibi olur mu?  Cehennemin dibi olur da yüreğin olmaz mı?  Zemheri ayazına mı teslim, güneşin ateşine mi harlı belli olmaz elbette..   ...

"Yüreğimin dibine kadar yolun var!.." demiş yazar.. *

 

Sahi yüreğin dibi olur mu? 

Cehennemin dibi olur da yüreğin olmaz mı? 

Zemheri ayazına mı teslim, güneşin ateşine mi harlı belli olmaz elbette..

 

Bir gönüle girmek cok zor iken bazen bir gönüle akmak çok da kolay olabiliyor..

Yüreğin yüreğe meyli gecenin mehtabı seyri kadar saf ve ışıl ışıl bir gecişle, bir hayranlıkla, bir serzenişle olup da bitiveriyor farkında olmadan..

 

Bazan aşk, bazan hoşlanma, bazan tutku, bazan tensel çekim belki..

Derecesini ve şiddetini kestiremediğimiz duygulara esir olmak an meselesi..

 

Karşılıklı ve birbirini tamamlayan bir ilişki 

bu duyguların üzerine kök salarak büyüyebilir.

Ömre bahar gelir, nergisler çicek açar, şarkılar güzelleşir..

Güneş bir başka doğar, gece kucak açar..

Ay ısığıyla parlar, deniz sevinçten ağlar,

efkârı dağıtır dağlar..

 

Eğer bu meyil tek taraflı ise ya da taraflardan biri karşı taraf açısından nerede durduğunu bilemiyorsa orda belirsizliğin verdiği sisli hava aşkı, sevdayı, ilişkiyi perdeler..

Kendini emin ellerde hissetmezsen gün gelir sevgin eskir, yüreğindeki meylin eskir, tenindeki rengin eskir..

 

Erkekler bu konuda biraz daha şanslıdır..

 

Karşıdan meyil olsun olmasın, 

bir erkek gerçekten severse ve sevdiğine kavuşamazsa şiir yazar, şarkı yazar hatta en kötü ihtimalle tarih yazar!..

 

Bir erkek hem sever hem sevilirse kadınını el üstünde tutar, hayatına katar, kralına bile çatar!..

 

Olurda sever ama reddedilirse ya kendinden çıkarır hırsını ya da diğer kadınlardan..

Ya söver, ya döver, ya içer, ya kaçar..

 

Yani sürekli bir eylem içindedir erkekler..

 

Bir erkek çok seviliyor ama sevmiyorsa karşı taraf kadar;

rahat olur, seveni harcaması kolay, sevgiye tenezzülü alay olur..

İçi yanmaz, teni solmaz, yüreği daralmaz..

Ardına bakmaz, aklına takmaz, bütün kapıları kapatır bir daha da açmaz..

Ben reddettim demenin rahatlığı ile egosu tavan, sözleri yavan, aldığı âh yanına kalan olur..

 

Kadınlarda eylemden çok söylem hakimdir oysa..

 

Onların da içlerinden çıkar sevgiliye şiir yazanı, şarkılarla mezar kazanı, yüreğiyle sevda süzeni..

 

Ancak kadınların sözlerine ve gözlerine yansır "yüreğinin dibinden geçenler"..

Bir kadın gerçekten sever ve sevilirse

erkeğinin nefesine nefes, sözlerine ses, tenine heves katar..

Ömrüne Cennet, aşkına bereket, ruhuna ülfet..

 

Bir kadın çok seviliyor ama sevmiyorsa 

sevenine saygı duymayı bilir, aşka hürmetiyle eğilir, sevilmenin verdiği onur ile dirilir ancak

sevmediği yüreğe boş yere ümit vermez, ayaklar altına sermez, yüreğini çarmıha germez!..

 

Bir kadın seviyor ve reddediliyorsa artık o kadın adam seçer, sevdadan geçer, hayal kırıklıkları yer içer..

Sözü gözyaşlarına geçmez, yüreğinde darağaçları bitmez, sevdaya hükmü geçmez..

Mezarlar kazar, yeminler bozar ve gider..

Ardına bakmadan, onurunu yakmadan, sokağına çıkmadan gider..

Edebini bozmadan, ruhuna sızmadan, belli ki tarih yazmadan sessizce ve asilce gider..

Sevgisini haketmeyen bir yüreği sevdiğine pişman, erkek milletine düşman..

Gider..

 

Erkekler gitseler de kalsalar da bir yolunu bulurlar kendileriyle başetmenin..

Hep bir bahaneleri vardır..

 

Oysa kadınlar giderken de kalırken de bir valiz yara ile ayrılırlar..

Onları bırakan ya da onların geride bıraktıkları bu yaraları hiç bilmez, hissetmez..

Farketse bile görmezden gelebilir, hayatından kolay silebilir, umruna saymadan rahat uyuyabilirler..

 

Yaralı kadınlar çok tehlikeli olurlar azizim!..

Keskin sirke olup kendi küplerine de zarar..

Bir âh olup erkeğin ömrüne mi yağar..

Hiç belli olmaz!..

 

 

(*Cemal Senol Can)

 

 

 

Yorumlar

tüm yorumlar