AKLI EĞİTİME UYGULAMAK

Ülkelerin uzun soluklu yarışa katılmalarının yolu eğitimle olasıdır. Günümüzde , bulunduğu durumdan aklı başarıya koşturan önde gelen ülkelerden biri Güney Koredir. İnsanlarını pozitif eğitim içinde eğittikleri içindir ki...

AKLI EĞİTİME UYGULAMAK

Ülkelerin uzun soluklu yarışa katılmalarının yolu eğitimle olasıdır. Günümüzde , bulunduğu durumdan aklı başarıya koşturan önde gelen ülkelerden biri Güney Koredir. İnsanlarını pozitif eğitim içinde eğittikleri içindir ki son yüzyılın parlak ülkeleri içinde yıldızlaşmıştır.  Bunu sanayi üretimleriyle, dünyaya açılımlarıyla kanıtlıyorlar. Eğitimlerini , ülke projelerine yönlendiriyor ve teknolojinin gerektirdiği insanı yetiştiriyorlar.

           Günümüz Alman ekonomisinin tırmandığı nokta eğitimin ulaştığı ve başardığı noktanın zirvesidir. Ne yapmıştır kalkınan ülkeler ? Bunun sırasını izlemek bile AKLI  EĞİTİMLE YOĞURMA nın göz alıcı sonucuna ulaştırır bizi.

           Önce , " Mutluluk için ne lazım?" koyulur ortaya. Peşinden, " Neler yapılmalıdır?" yerini alır. Sonuca ulaşmanın projeleri belirlenir ve en kısa zamanda "  Nasıl elde edilir "  noktası belirlenir. Sıra uygulamadadır ki bunun yolu da ULUSAL EĞİTİMDİR.

           

            Hiçbir ülke başka ülkeleri sırtında taşımaz. Güçü olduğu oranda başkalarını kullanarak kendi devletine çıkar sağlar. Bunun yolu da eğitimdir.Almanya , İKİNCİ YIKIM SAVAŞI sonunda harabeye dönmüştü. Kore de 1950'li yılların başında bölünmüşlük içinde ezilmişti.  Savaş sonunda eğitimlerini gereğe göre programladıkları için başarıya ulaştılar ve insanlarını  refaha kavuşturdular. Korenin eğitimi dünya ülkeleri arasında öncüdür. Kalkınan ülkeler de öyle.

            Eğitime nasıl yön verilir ?  

            Ülke olanaklarını üretime yöneltmek ilk hedeftir. Bunun için de nasıl bir okul ve nasıl bir PROGRAM . Denemeler göstermiştir ki üretim için BECERİLİ İNSAN gerekli. Bu potansiyeli yakalamak için de MESLEK OKULLARI gündeme alınır.  Sanayinin ve sosyal gelişimin önünü açan  Orta Öğretim okulları açılarak, yetişenleri, amaçları doğrultusunda istihdam ederler. 

          Meslek okulları, kalkınmanın temeli, anahtarıdır. Ara elaman yetiştirir ve üretime becerikli üretenler  kazandırırlar. Bizdeki, bir zamanlar ÖĞRETMEN OKULLARI vardı. Bu okullarda,eğitim psikolojisi yanında yurt- ulus sevgisi öncelik alır, idealist eğitimciler yetiştirilirdi. Öğretmenlerin gidebilecekleri yüksek okullar da aynı doğrultunun devamı olan Eğitim Enstitüleri ve Yüksek Öğretmen okullarıydı. Böylece ÖĞRETMENLİK temelden çatıya kadar aynı potada pişirilirdi. Kaldırıldı da ne oldu?

            Öğretmenlik özel bir meslektir. Bir ulusun geleceğini yapan mimarlardır onlar. Siz kalkar, öğretmen yetiştirmeyi bütün üniversitelere verirseniz, temelden öğretmenlik ruhuyla yoğurulmamış gençleri öğretmen yaparsanız, varacağınız sonuç karmaşa olur. Hesapsız, kitapsız  açılan EĞİTİM FAKÜLTELERİ  binlerce mezun vermiş, Fen - Edebiyat Fakülteleri mezunları da  öğretmenlik formasyonu alarak sırada beklemekteler. Buna gereken çözüm : ÖĞRETMEN OKULLARI  yeniden açılmalı ve devamında ÖĞRETMEN AKADEMİLERİ olmalıdır. Ülkeler en zeki çocuklarını öğretmen yaparken , bizde mesleğin düşürüldüğü durum içler acısıdır.

 

            Asıl önemli olan, meslek okullarının  gereklere göre işlevle değerlendirilmemesidir. Gerek orta öğretim, gerek yüksek okullardan mezun olanların kendi alanlarında iş bulduklarını sorgulamak gerek. Görülen o ki , biz eğitimi boşa kürek çekmekle geçiriyoruz.. .  İhtiyaca göre okullaşma yerine, iş olsun gibi OKULCULUK, EĞİTİMCİLİK OYNAAMAK bizi duvara toslattı.

           OECD'nin PİSA raporları durumumuzu gözler önüne seriyor. 72 ülke arasında yapılan araştırmada , Matematik- Fen ve Dil alanında aldığımız yer 49. 50. Ve 51. sıralardır. Okuduğunu anlamada bile 49. sıra. Bu demektir ki kendi dilimizi bile öğretemiyoruz.  

            En başarılı okullarımız ( 40 soruda) 28 doğruyla FEN LİSELERİ, en başarısız okullarımız da 2 nokta 8'le İMAM-HATİP LİSELERİdir. Bu da gösteriyor ki ezber eğitim, bağımsız düşünmeyi öteleyen eğitim gençlerimizi başarısız yapıyor. Bu sonuç ülke yönetenleri düşündürüyor mu ?  Yoksa bir Üniversite yetkilisinin dediği  gibi " BİZE CAHİL ADAMLAR LAZIM (!) "  sözü mü geçerli onlarca da? ( O sözü söyleyen kişiyi YÖK'ün başına getirdiklerine göre...)

             Ve, Dış Bakanımız, inatlaşarak, " İMAM - HATİPLERİ, daha da çoğaltacapız" diye perdah çekmesi de neyin nesiydi ?  Eğitime yön verecek olan EĞİTİM BAKANLARI ne işle meşguldür dersiniz? Bunun ötesinde, " ÖĞRETMENLERİ İMAMLAR EĞİTECEK(!)"  sözünün anlamını kavrayan bir yetkili var mı ?  

             Danıştay karar verir. Valilerin , İmam-Hatip açma yetkisi olan yönetmeliği iptal eder. Bu yetkiyle ismi değiştirilen 2000 okul şimdi ne olacak ? Yargı mı öncü olacak, yoksa " Dinine ve kinine sahip öğrenci yetiştirmek "  düşüncesi ve kararı mı ? Bu nasıl kargaşa. " vatandaş İmam- Hatip istiyor, biz de açıyoruz " diyenler, binaların önünde " OKULUMA DOKUNMA " diyen velilere ne diyecekler ?  Bu mu halk istemi ?

 

          Türkiye'nin içinde bulunduğu kaostan kurtulması, öncelikle eğitimi tekrar EĞİTİM BİRLİĞİ içine almakla olasıdır. Eğitimde ULUSAL BİRLİK sağlanınca insanlarımız kaynaşacak, yurttaşlık bilinci gelişecektir. Sanılmasın ki İmam-Hatipler insanlarımızı daha dindar yapıyor, tam tersi oluyor.  " Namaz kılanların oranı bizim dönemimizde yüzde 40'lardan, yüzde 20'lere düştü " diyen  Arınç'tı. Halkın inancıyla oynarsanız, ülke karışır. Bırakın insanlar yaratanına istediği gibi yakarsınlar. Bunun yolu da yöneticilerin her bireyin inancını yaşamasına zemin hazırlamaktan geçer.

           

          AKLI EĞİTİMDE KULLANMAK, bağımsız düşünmeyi eğitimin içine almakla başlar. Akıl , sorguladığı sürece yeni ufukların kapısını aralar. Eğer , dünyada gelişmenin yolunu bulmak istiyorsak, programlarda, çocuklarımızı çerçeve düşüncelerin içine hapsetmek yerine sonsuza uzayan dairelerde özgür bırakalım. Onlara iş başarmanın hazzını yaşatacak , ürettiklerini de paylaşırken ayrı bir mutluluk duyacak bireyler yaratalım.

            " EĞİTİMDİR Kİ BİR ULUSU HÜR, BAĞIMSIZ, ONURLU BİR ÜLKE YAPAR ; YA DA  TUTSAKLIK VE SEFALETE TERKEDER" der Atatürk.

 

 

 

Yorumlar (2)

Yorum yaz
  1. İbrahim COŞAR
    2016-12-29 15:19:52 İbrahim COŞAR

    Eğitim düzeldiğinde çok şeylerin düzeleceğini onlarda biliyor.

  2. İbrahim COŞAR
    2016-12-29 15:19:55 İbrahim COŞAR

    Eğitim düzeldiğinde çok şeylerin düzeleceğini onlarda biliyor.

Yorumlar

tüm yorumlar