“TÜRKÇE OLMAZSA OLMAZ”

TÜRKİYE ve TÜRKÇE SEVDALILARI, TÜRKÇE İÇİN YOLA ÇIKTILAR Ahmet Birinci/Dortmund   Kuzey Ren Vestfalya Eyaletinde, Türkçe için seferberlik başlatıldı. TEM (Dortmund Türk Eğitim Merkezi)’...

“TÜRKÇE OLMAZSA OLMAZ”

TÜRKİYE ve TÜRKÇE SEVDALILARI, TÜRKÇE İÇİN YOLA ÇIKTILAR

Ahmet Birinci/Dortmund

 

Kuzey Ren Vestfalya Eyaletinde, Türkçe için seferberlik başlatıldı. TEM (Dortmund Türk Eğitim Merkezi)’nde bir araya gelen, FÖTET (Kuzey Ren Vesfalya Veli Dernekleri Federasyonu, ATÖF (Almanya Türk Öğretmenleri Dernekleri Federasyonu), NRW-TÖB (Türk Öğretmenler Birliği),  AADD (Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Birliği), Gelsenkirchen Türk Öğretmenler Derneği, NRW-TÖD, (NRW Türk Öğretmenler Derneği) temsilcileri, eğitime emek ve gönül verenler, anadilimiz için  yeni yöntemler ve projeler üretecekler.

Şimdiye kadar anadilimiz Türkçe’nin  yaygınlaştırılması için eğitimciler büyük emek sarf edilmiş, okullarda karşılaşılan sorunlar uzun mücadele sonucu çözülmüştür. Ancak Türkçe dersine katılım sayısında maalesef azalma olmuştur. 1998 yılında yaklaşık 147 bin öğrencinin 97 bini Türkçe dersine katılırken, (66%) 2016 yılında 220 bin öğrenciye rağmen 38 bin öğrenci Türkçe dersine katılıyor. Bu rakama  8 bin öğrenci de Türkçe yabancı dil dersine katılıyor (%21). Bugüne kadar yapılan çalışmalara, verilen emeklere, rağmen durum  aleyhte gelişti.   

Bugün gerçekleştirilen  genişletilmiş anadili toplantısında, yeni yöntemler ve uygulamalar üzerinde duruldu. Anadili üzerine söylenen farklı görüşler ve öneriler, eğitimciler tarafından değerlendirilecek ve yeni bir uygulama projesi oluşturulacak.

Dikkat çeken önemli bir konu ise NRW Eyaletinde, dört Başkonsolosluk bulunmakta, geçici de olsa Eğitim Ataşelikleri mevcut. Anadili için düzenlenen bu önemli toplantıya, Başkonsoloslukları temsilen bir katılımcının bulunmaması  düşündürücü bir durum olsa gerek.

FÖTEV Başkanı Dr. Aysun Aydemir, misafirleri selamladıktan sonra konuşmasını şöyle başladı: “Değerli konuklar, öğretmenler, anne-babalar, dernek yöneticileri, eğitime emek ve gönül verenler. Bizler bugün bir yola çıkmaya karar verdik. Anadilimizin adını, “seferberlik” diye ilan ettik. Eğer bizler anadilimiz Türkçemizi iyi bilmiyor olsaydık, biraz önce Kazım Birlik hocanın söylediği türkülerden haz alabilir miydik? Elbette bu soruya hep beraber hayır diyeceğiz. Geleceğimiz için, çocuklarımızın geleceği için anadilimize hep beraber sahip çıkmak zorundayız. Bu yüzden veli ve öğretmen dernekleri başta olmak üzere birlikte baş koyduk bu önemli yola. Anadilinin önemli olduğunu düşünen ve bugün burada olan, gelemeyeceğini bildiren ve alınan kararları sonuna kadar destekleyeceğine söz veren arkadaşlarla mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Destek veren arkadaşlarımızdan birkaçını saymak istiyorum. Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu, Almanya Türk Öğretmenler Derneği federasyonu Başkanı Yücel Tuna, bu toplantıdan çıkacak kararların sonuna kadar arkasında olacaklarını söylediler. Şimdi burada bulunan dernek temsilcilerimizin, kısaca düşüncelerini sormak istiyorum” dedi.

 “NRW-TÖD , Sezai Ocaktan: Türkçe, halkımızla aramızdaki köprüdür. Türkçe olmadan kendi halkımızla bağlantı kuramayız.

NRW-TÖB, Zülfü Gürbüz: Toplantıya katılımın yüksek oluşu çok sevindirici, bu toplantıdan iyi bir sonuç çıkacağına inanıyorum.

Gelsenkirchen Türk Öğretmenler Derneği Başkanı Gülay Ezer Candeniz: Türkçe, geçmişim, geleceğim, kendimi en iyi ifade edebileceğim dildir. Çocuklarımız için de aynı ifadeyi ve düşünceleri taşıyorum.

AADD Genel Başkanı Dr. Mustafa Tosun: Avrupa’da yaşayan ve Türkiye ve Türkçeye sahip çıkıyor olunması çok güzel bir şey, gurur duyuyorum.

NRW-FÖTEV, Meral Kahya: Çok küçük yaşta Almanya’ya geldim. Kendim Türkçeme sahip çıkmayı başardım. Bütün Velilerimizden anadillerine sahip çıkmalarını rica ediyorum.

NRW-FÖTEV. Bahattin Gemici: Bir ulusu yok etmek istiyorsanız, önce o ulusun dilini yok edeceksiniz. Bizlerde burada asimile olmamak için Türkçemize sahip çıkmalıyız. Türkçe bizim ses bayrağımızdır.

NRW-FÖTEV, Necla  Marangoz: On dört yıldan beri Türkçemiz için mücadele ettim, kazanıncaya kadar da mücadele edeceğim.

NRW-FÖTEV, Milazım Koçtürk: Bu dava hepimizin davasıdır, davamıza sahip çıkmalıyız.  

NRW-FÖTEV, Sevinç Lüx: Bütün ailelerden ve çocuklardan, asimile olmakla entegrasyonun karıştırılmamasını özellikle vurgulamak  istiyorum. Birçok aile, çocuklarının öncelikle Almanca öğrenmesini istiyor. Türkçeyi nasıl olsa öğrenir düşüncesinde. Almancaya öncelik veriyorlar. Oysa çocuklarımıza anadillerini, öğretmen rehberliğinde ve okullarda öğretildiğinde diğer dilleri kolayca öğreneceklerdir. Velilerimizi bu konuda duyarlı olmasını özellikle istirham ediyorum.

FÖTED, Dr.Ali Sak: Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu Başkanıyım. Ben de Türkçe gönüllüleri müdavimlerindenim.

ATÖF, Celal Aydemir: Bugün, bu toplantının sonunda anadili dersinin, hak ettiği yere koymak için ortak bir karar alınabilirse çok mutlu olacağını” söyledi.

Dr. Aysun Aydemir konuşmasına devamla; “Bu yola çıkıyorsak beraber çıkalım, birlikten güç doğar ilkesiyle bir yerlere varalım. Yolun yarısında birbirimizi bırakmayalım. Anadilimiz, olmazsa olmazlarımızdandır. Anadilimiz, var olan hazinemizdir, onu ilelebet koruyarak ileriye taşımalıyız. Bugün, burada bu konuyu sadece konuşup bazı kararları almakla kalmayacağız. Aldığımız kararla ilgili projeler üreteceğiz. Hangi yöntemlerle velilerimize, öğretmenlerimize ve resmi makamlara ulaşacağımızı belirleyeceğiz.

Anadilimizi kaybetmeyelim, ama çok önemli olan diğer husus ise yaşadığımız ülkenin dilini yani Almancayı en iyi şekilde öğrenelim. Çağımızın gereği olan bir dil daha öğrenelim diyoruz, yani üç dil bilen nesiller yetiştirmeliyiz” dedi

Dr. Ali Sak slayt gösterileriyle geçmişten günümüze göçmen kökenlilerin varlığı ve  anadili mücadelesini anlatarak: “Göçmenlerin içerisinde %20 olarak Türk kökenliler ilk sırada yer alıyor. Geçmişte verilen zorlu mücadelenin, sonrasında elde edilen hakları fotoğraf ve gazete haberleri ile gösterdi. Şimdi ne yapmamız gerekiyor diyen Dr. Ali Sak, “Tepki vermediğiniz sürece, kimse size alın bu haklarınızı demez. Bu tepkileri, uygun bir üslup ve yöntemle verilmesi gerektiğini” söyledi.

Dr. Aysun Aydemir, “Değerli arkadaşlar bu meşakkatli yolda uzun zaman ve büyük mücadeleler verilerek bugünlere ulaştık ve bazı hakları elde edebildik. Velilerimizin, çocuklarını ilk defa okula kayıt yaptırırken imzaladıkları bir belge var. Bu belgede çocuklar teneffüslerde dahi olmak üzere başka anadilleri konuşmayacaklar. Sadece Almanca konuşacaklar denilmektedir. Eğitim derneklerinin mücadelesi sonucu bu durum düzeltilmiştir. İnsan haklarına aykırılığı özellikle vurgulanmıştır. Değerli arkadaşlar, işimiz kolay değil ama yılmayacağız çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Öğretmen, şair, yazar ve FÖTEV yönetiminden Bahattin Gemici, bir okulda anadiliyle ilgili  yaşanmış uzunca bir olayı ayrıntılarıyla anlattı. Olay, bahçede öğrenciler arasında başlayıp, okul idaresi, veli ve bakanlığa kadar uzanıyor. Olayın sonunda anadilinin teneffüste konuşulamaz yasağı kalkıyor.

Dr. Aysun Aydemir; “Anadilimizle ilgili sorunlarımızın bir bölümü halen devam ediyor. Bizler bundan sonra ne yapabiliriz? Eğitim sisteminde ulaşmak istediğimiz her yere ayrı ayrı sloganlar hazırlayacağız. Bugün bu toplantıyı yapma sebeplerimizden biri de şudur. 21 Şubat “Dünya Anadili günüdür”. UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) 2000 yılından beri bugünü dünya anadili günü olarak kabul etmiştir. UNESCO, dünyada 6 binden fazla ayrı dilin olduğunun altını çiziyor. Yakın bir zamanda bu dillerin yarısının kayıp olacağını söylemekte. Hangi anadili olursa olsun, isterse küçücük bir kavmin anadili olsun, o dili de önemsememiz gerekiyor. Çünkü anadili çok önemlidir. Herkes anasının babasının dilini öğrenmek istemesi en doğal hakkıdır. Bu hak göçmenler içinde aynı önemi taşımaktadır. Anadilimiz olmadan, dünyanın ve Avrupa’nın birçok yerine dağılmış olan akrabalarımızla ileride  görüştüğümüzde  nasıl görüşüp anlaşabileceğiz?” dedi.

ATÖF temsilcisi ve Ruhr Öğretmenler Derneği Başkanı Celal Aydemir, anadili ile ilgili şunları söyledi: “ Türkçe derslerinin yapıldığı okullarda katılım oranını yükseltecek veli toplantıları düzenlenmeli. Bunun için de komşu okullarda görev yapan öğretmenlerle işbirliği yapılmalı. Özel bir sunum (Power Point) hazırlamalı. Daha önce Türkçe derslerine katılmış, başarılı olmuş bir kişi veya kişiler davet edilip konuşturulmalı. Potansiyel olan okullardaki Türk velilerle görüşüp; imza kampanyası, bilgilendirme akşamı, başvuru dilekçelerini hazırlanmalı. Okullarda Türkçeyi seven, destekleyen Alman müdür/öğretmen/veli bulup onların desteği istenmeli.  Dernekler olarak Türkçeyi öğrenmek için 10 neden sunumunu hazırlayıp herkese dağıtmalı. Türkçe öğretmenleri (Erlass) yasal haklarını kullanarak, okula kayıt süresince yeni gelen öğrencilere bilgi vermeli. Bunu da önceden mutlaka müdürlere söylemeli. Bu tür kampanyalar her yıl yapılması gerekiyor. Çünkü her yıl okullara yeni öğrencilerin gelmektedir” dedi.

Salonda bulunan, öğretmenler, dernek yöneticileri ve eğitim gönüllülerinin görüş ve önerileri dile getirilerek tavsiyelerde bulundular. Toplantıya katılan öğretmenlerimizden Serdar Çevik, günün önem ve anlamını satırlarında taşıyan Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Üç Dil Bileceksin” şiirini okudu. 

FÖTEV Başkanı Dr. Aysun Aydemir, kapanış konuşmasında şunları söyledi: “Burada dile getirilen görüş ve önerileri dernek yöneticilerimizle  değerlendirip yeni bir yol haritası hazırlayacağız. Anadilimiz Türkçemizi olması gereken yere taşıyacağız. Uygulamaları ve yeni projelerimizi siz değerli eğitimci ve eğitim gönüllülerine duyuracağız. Bir Pazar gününde bize zaman ayırıp geldiğiniz için, arkadaşlarım adına hepinize teşekkür ediyorum” dedi. Değerli halk ozanımız Kazım Birlik hocanın güzel türküleriyle açılışı yapılan toplantı, Kazım hocanın güzel türküleri dinlenerek toplantı sona erdi. Eğitim adına, anadilimiz adına çok verimli bir toplantı daha başarıyla gerçekleştirilmiş oldu.

 

Yorumlar

tüm yorumlar