ANADİLİ KAMPANYASINDA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Haber Merkezi/Essen NRW Eyaletinde 22 Ocak 2017 de Dortmund’da başlatılan “Anadili Kampanyası” meyvelerini vermeye başladı. Ruhr Öğretmenler Derneği Başkanı Sayın Celal Aydemir’in birebir yaşadığı ve büyük bir başarıyla neticele...

ANADİLİ KAMPANYASINDA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ

Haber Merkezi/Essen

NRW Eyaletinde 22 Ocak 2017 de Dortmund’da başlatılan “Anadili Kampanyası” meyvelerini vermeye başladı. Ruhr Öğretmenler Derneği Başkanı Sayın Celal Aydemir’in birebir yaşadığı ve büyük bir başarıyla neticelenen olayı halkımızın bilgilerine sunuyoruz.

Sayın Aydemir’in kaleminden: “Toplumsal çalışmalarda hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Çalışmalara öncülük yapacak mutlaka bir kahraman çıkar ortaya. Bu kahraman, duran varlığı harekete geçirmeyi dener. İlk çalışma belki başarısız kalır. Öncü kişi, yeniden dener. Var gücüyle iter kakar, duran varlığı harekete geçirmek ister, belki azıcık kımıldatır yerinden. İşte bu kımıldatma bile başarıdır.

Bir veliyle üç yıl önce tanışmıştım. Çocuğunun gittiği okulda öğretmenlerle sorunların olduğunu bana anlatmıştı. Bir Cafe’de  buluşup sorunlara birlikte çözüm aramaya başladık. Yanında kalabalık bir veli grubu da getirmişti. Bizim bu öncü annemiz ve diğer velilerle dostluğumuz böyle başladı. Daha sonra bizim dernek çalışmalarını takip ettiler bu arkadaşlar. Yaptığımız seminerlere aktif olarak katılamasalar da, artık neler yaptığımızı görüyorlardı.

Biz, Veli ve Öğretmen Dernekleri olarak “ANADİLİ KAMPANYASINI” başlatınca, arkadaşımız da kendisini sorumlu hissetmiş.

-“Hocam, bizim okulda da Türkçe’yi başlatmak istiyoruz, ne dersiniz, olur mu?”

-Neden olmasın, dedim. Yeter ki sizde bir irade olsun. İlk yapacağınız iş velilerle konuşmak. Onları ikna ettikten sonra, okul yöneticileriyle konuşun.

-“İyi de hocam, bizim bir tecrübemiz yok, onları nasıl ikna edeceğiz? Ama size güzel bir haberim var, velileri ikna ederiz de, bir çekinceleri var, konuya pek hakim değiller. Hangi gerekçelerle okul yöneticilerine gideceğiz, diyorlar. Sizden rica etsem okulumuzda velilere, anadilin önemini anlatan bir seminer verebilir misiniz?”

-Elbette, neden olmasın. Seve seve yaparım bu işi. Hemen bir termin ayarlayın.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra bugün için okulda bir veli semineri hazırlamış velilerimiz. Bu arada cesaret bulup okul yöneticileriyle de konuşmuşlar. Kendilerine, beni seminere davet ettiklerini bildirmişler. Okul müdürü de seminere sıcak bakmış. Bu seminer öncü velimizi oldukça sevindirmiş.

Bu sabah saat 9.30’da okul park yerinde karşıladı beni velimiz. Birlikte “Elterncafe’ye gittik. Çocuklu, çocuksuz annelerimiz toplanmışlar. Benim konuşmamı bekliyorlar sabırsızlıkla. Sevecen, canlı güler yüzler. Program başlamadan velimiz:

-“Hocam, okul müdürünün yanına gitsek nasıl olur, hem bir tanışmış olursunuz?”

Birlikte yürümeye başladık, yolumuz okul müdürlüğü. Yolda müdür yardımcısı beyefendinin yanına gitmemizin daha yararlı olduğunu söyledi velimiz. Müdür yardımcısı bizi görünce önce şaşırdı, daha sonra da; “lütfen biraz bekler misiniz? Ders zili çaldı, sınıf kapısını çocuklara açıp hemen geliyorum”, dedi. Biraz sonra içeriye müdire hanımla birlikte girdi. Bu kadar hızlı gelişmelere ayak uydurmaktan başım dönmüştü. Her şeyi çok kısa zamana sığdırmamız lazımdı. Birkaç kelimeyle Türkçe’nin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyordum. Müdire hanım araya girdi, “Her Aydemir, söyledikleriniz çok önemli konular, bunları iki kapı arasında konuşmayalım. Biz sizin anlattıklarınızdan sonra Türkçeye sıcak bakıyoruz. Ayrıntıları konuşmak için bize zaman ayırabilir misiniz?

Ben de fırsat gelmişken durur muyum:

-Sayın müdire hanım , eğer isterseniz Türkçe’yi hemen başlatabilirsiniz. Öğretmen bulma konusunda da size önerilerimiz olur. Ama bu aşamadan sonra benim sizden beklentim daha fazla. Bu okulda, Türkçeyi 2. Yabancı Dil olarak okutalım. Bunun yasal yollarını, okulunuza, öğrencilerinize olan kazanımlarını size gelecek görüşmemizde anlatırım.

-           “Çok mutlu oluruz Herr Aydemir.”

Ve biz öncü velimizle birlikte müdür odasından çıkıp Elterncafe odasına geçtik. Tam ben velilere kendimi tanıtmak üzereydim ki, okul müdürü de seminer odamıza girdi. Ne yapacaksınız o anda? Konuşmalarımızı hemen Almancayla devam ettirdik. Sonra bir baktım ki veliler arasında iki Polonyalı bir de Alman var. Hay Allah, oysa ben seminerimi Türkçe hazırlamıştım.

Bir buçuk saatlik seminerim, biraz da velilerin o anda akla gelen sorularını yanıtlamaya dönüştü. Seminer saati dolmuştu, kimse dışarı çıkmak istemedi. Ayak üstü sohbet devam etti. Okul müdüründen Türkçeyi başlatmak için formalite termini de aldıktan sonra, gelecek ders yılı için somut adımlar atacağız.

Biz, velilerle birlikte dışarı çıktık, park yerinde tatlı sohbetimiz derinleşti. Hepimizde bir mutluluk. Ama içimizde en mutlu olanı da öncü velimizdi. Gözlerinin içindeki ışıltıdan bunu hissettim.

Türkçe için başarının ilk adımını böylece atmış olduk. 250’nin üzerindeki Türk öğrenci bu başarılı çalışma sonucu TÜRKÇE DERSİNE en kısa zamanda kavuşacak. Öncü velimize candan teşekkür ederim. Kendi kendime dedim ki: Türk toplumunun işte böyle öncü velilere ihtiyacı var. Çok konuşup hiçbir iş yapmayan dalkavuklara değil! Bizi izlemeye devam edin” diyor Celal öğretmen. Anadili kampanyasının bu ilk başarısının ardından nicelerin daha duyacağımıza inanıyoruz.

Yorumlar

tüm yorumlar