ANLAŞMANIN YOLU İLETİŞİMDEN GEÇER

İletişim; duygularımızın, davranışlarımızın ve düşüncelerimizin anlaşılmasında en büyük etkendir. Etkendir de bizim toplumumuzun da en büyük eksikliği budur. Evimde beslediğim kedim Maya benimle öyle güzel iletişim kuruyor ki b...

İletişim; duygularımızın, davranışlarımızın ve düşüncelerimizin anlaşılmasında en büyük etkendir. Etkendir de bizim toplumumuzun da en büyük eksikliği budur.

Evimde beslediğim kedim Maya benimle öyle güzel iletişim kuruyor ki ben onu anlıyorum, o da beni.

Bebeklerde bir iletişim uzmanı değil mi? İsteklerini, beden diliyle öyle güzel anlatırlar ki isterseniz anlamayın. Bu da şunu gösteriyor, biz doğduğumuz zaman iletişim kurmayı beden diliyle öğrenmiş olarak doğuyoruz, ama sonra hepsini unutuyoruz…

Sadece beden dili de yeterli değildir. İletişim insan hayatında en önemli unsurdur. Bizler konuşabiliyorsak, iletişimi en iyi bizim yapmamız gerekiyor.

 Karşı karşıya gelmiş iki insan düşünün ortada bir sorun var ancak her ikisi de başlarını önüne eğmiş düşünceleri ile konuşuyorlar, peki böyle bir ortamda sorun nasıl çözülecek, iç sesle konuşmak, düşünceleri dile getirmemek, sorunlu ortamı daha da sorunlu hale getirecektir. Bu bir karı koca, bir öğrenci öğretmen ya da iki arkadaş olabilir. Eminim içimizde pek çok kişi bunları yaşamıştır.

Oysa en etkili iletişim yüz yüze iletişimdir. Kişi beden dili ile de duygularını anlatabilir. Duruşu, bakışı, oturuşu, el ve ayaklarını kullanım şekli size karşınızdaki insanın düşünceleri hakkında fazlasıyla fikir verir. İletişimde en önemli yer gözlerdir. Karşınızdaki insan sizin gözlerinize bakarak konuşuyorsa tüm duygularını hissederek yaşayarak size anlattır. Duyguların yansıması karşı tarafça kolaylıkla algılanır. Karşı tarafın da verdiğiniz mesajı anlayıp anlamadığını kontrol edebilirsiniz. Bu davranış biçimi gerçek özgürlüktür. Bu şekilde konuşan kişiden korkmayın, çünkü kişinin içi de dışı da birdir.

Oysa çoğumuza” insanların gözüne bakarak konuşma”, denmiştir. Kadınlar, erkeklerin gözünün içine bakarak konuşursa başka mesajlar verirmiş, amirin, öğretmenin gözüne bakarak konuşursan, saygısızlıktır, geçiniz efendim siz karşınızdaki insanın tam gözünün ortasına bakarak konuşun, konuşun ki hem kendinizi tam anlatın hem de karşınızdakini anlayabilin.

Şunu da söylemek isterim çok önemli görüşmelerinizi de telefonla yapmayın halletme olasılığı bayağı azalır.

İnsanları her zaman olduğu gibi kabul etmeliyiz inancındayım. Belki de, bir insanın kendisi olma hakkına saygı duymamız gerekir. Kişi ancak kendi isterse değişir, onu kimse değiştiremez. Sizler değiştirdiğinize inanıyor musunuz? Gençler evlenirken derler ki “şöyle bir kötü huyu var ama ben onu değiştiririm”, hayır efendim kişi istemezse değiştiremezsiniz, ömür boyu ben bunu değiştiririm diye mücadele edersiniz.

Tabii sorun çözerken de en önemlisi kişileri değil olayı ortaya koymalısınız ve sorunu çözmeye çalışmalısınız o zaman o olayda kişilerle daha iyi daha sağlıklı iletişim kurarsınız. Eğer kişileri karşınıza alırsanız sorun çözülmez.

Wolfgang Van Goethe‘nin de dediği gibi;

“Tabii iletişim kurarken de duygudaşlık kurarak, olaylara onların penceresinden de bakabilmek de önemlidir. İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerinden ne beklediklerini düpedüz söyleseler, herhalde hayatta karlı ve daha memnun olurlardı.”

Şimdi tüm okurlarıma şunu söylemek istiyorum bu yazıyı okuduktan sonra, çevrenizdeki sevdiğiniz ve sevmediğiniz kişilerle iyi bir iletişim kurmaya çalışın, bazı şeylerin daha çabuk çözüldüğünü,göreceksiniz…

Sevgiyle kalın.

Yorumlar

tüm yorumlar