TRUMP-PUTİN ZİRVESİ VE SONUÇLARI

  ABD ve Rusya devlet başkanları 16 Temmuz da, Finlandiya’nın başkenti Helsinki de bir araya geldi. Trump ve Putin’in bu ilk zirvesiydi, bu nedenle de uluslararası kamuoyu ve basın yayın kuruluşları özel ilgi gösterdi. Liderler, iki ana baş...

 

ABD ve Rusya devlet başkanları 16 Temmuz da, Finlandiya’nın başkenti Helsinki de bir araya geldi. Trump ve Putin’in bu ilk zirvesiydi, bu nedenle de uluslararası kamuoyu ve basın yayın kuruluşları özel ilgi gösterdi. Liderler, iki ana başlık altın da görüşmeler yaptılar, birincisi, ikili sorunlar ve ilişkiler, ikincisi ise uluslararası sorunlar ve ilişkiler olarak bildirildi. ABD-Rusya ikili ilişkileri sorunlu bir durumdadır. İlk sırada, Rusya’nın Trump’ın seçilmesi için seçimlere müdahale ettiği iddiasıdır. Tesadüf mü yoksa özellikle mi yapıldı bilemeyiz ama, konuyu araştırmakla görevli özel savcı Rober Mueller zirvenin yapıldığı saatlerde, ABD’de görevli 12 Rus askerini, Amerikan başkanlık seçimlerini manipüle ettikleri suçlamasıyla tutuklamıştır. İki ülke arasında ki ikinci ciddi sorun, ABD’nin Rusya’ya uyguladığı ekonomik ve teknolojik ambargodur. Bu ambargoya Avrupalı müttefiklerin de katılması Rus ekonomisini ciddi oranda olumsuz etkilemektedir. Ruslarla, uluslararası sorunlarda yaşanmaktadır. Bunların başın da, Ukrayna da bulunan Rus askerleri, Kırımın İlhakı, Suriye de ki Rus askeri varlığı, Rusya’nın İran’a desteği ve Kaliningrad da bulunan Avrupa’ya yönelik olarak konuşlandırılan ünlü nükleer başlıklı İskender Füzesidir. Ayrıca, Avrupa’yı Rusya’ya enerji bağımlısı yapacak Rusya-Avrupa, Kuzey Akım-II doğal gaz boru hattı projesi de iki ülke arasın da ciddi bir sorundur.

Amerikan entelijansıyası ve yurttaşları, Rusya’nın, Amerikan’ın içişlerine karışmasının, Amerikan demokrasisinin kalitesini bozduğunu ve Amerikan halkına ve devletine karşı bir hakaret ve aşağılayıcı bir tavır olduğunu belirtmektedir. Trump’a da böyle aşağılayıcı bir olaya sebep olması nedeniyle de kızgınlar. Bu sorun sadece iki devlet arasın da değil, aynı zaman da Rusya ve Amerikan halkı arasında da var olduğunu söyleyebiliriz. Dolaysıyla, Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahalesi kanıtlanırsa, iki ülke arasın da çok ciddi gerilime neden olabilir. ABD ve Avrupalı yöneticiler, Rusya’nın daha fazla sıkıştırılmasının Çin tarafına kayma ve Çin ile batıya karşı bir blok oluşturma endişesi taşımalarından dolayı çok ileri gidememektedirler. Rusya, bu durumu bildiği için, Amerika dan gelen tehditlere fazla önem vermemekte ve başta Almanya olmak üzere Avrupalı ülkelerle diyaloğuna daha fazla önem vermektedir. Almanya ve Fransa başta olmak üzere Avrupalı ülkeler, ABD ve İngiltere’nin hükmedici tavır ve politikalarından oldukça rahatsız ve çıkarlarına aykırı bulmaktadır. Ayrıca, orta doğu ve Kuzey Kore gibi sorunlar da, ABD ve İngiltere’nin sadece kendi çıkarlarına uygun davrandıkları, müttefiklere danışmadıklarını ve uluslararası barışa da zarar verdiklerini açıkça ifade etmeye başlamışlardır. Rusya, Çin ve İran, batılı ülkelerin aralarında ki sorunlardan yararlanarak ABD yönetimine karşı seslerini yükseltmektedir. Bu durumun, uluslararası ilişkilerde ki adı güçler dengesidir. Uluslararası ilişkilerde barışın temel koşullarından birisinin küresel güçlerin varlığı ve eşitliğidir. Zirvenin sonuçlarını ve yansımalarını görmek için henüz erkendir. Ama, şunu hemen söyleyebiliriz ki, ikili ve uluslararası ilişkiler de kısa sürede, çok önemli değişiklikler beklemek doğru değildir. Rusya’nın batıya taviz vermesinin ilk işaretleri İran ve Suriye konusun da ki tavrı olacaktır. Rusya herhangi bir şey almadan geri adım atmayacaktır. Beklemek gerekir, Rusya, ve ABD karşılıklı olarak hangi tavizleri vereceklerdir. Bu tavizlerden sonra kimin daha fazla kazandığını görmek daha kolay olacaktır. Haydar Çakmak      

Yorumlar

tüm yorumlar