EVANGELİZİM’İN AMERİKAN SİYASETİNDEKİ ETKİSİ VE YÖNLENDİRMESİ

“Zulüm İle Abâd Olunmaz”   Evangelizm, 1740’larda ve 1850’lerde Avrupadan, Amerika’ya iki dönemde olmak üzere Protestanlığın değiştirilmiş bir kolu olarak yerleşmiştir ve önceden var olan mevcut kilisele...

“Zulüm İle Abâd Olunmaz”

 

Evangelizm, 1740’larda ve 1850’lerde Avrupadan, Amerika’ya iki dönemde olmak üzere Protestanlığın değiştirilmiş bir kolu olarak yerleşmiştir ve önceden var olan mevcut kiliseleri sarsmış ve zayıflatmıştır. Amerika’da yeni bir dini akım oluşturularak 19ncü yy dan itibaren etkinliğini artırmış ve böylece de ülkenin artan demografik yapısındaki sosyal ve siyasi değişimde etkili olmuştur.  Bu durum, eskiden beri devam eden halk arasındaki “eşitlik” düzeninden ayrılarak, sömürgeciliğin bir düzeni olan “hiyerarşik” düzene geçişi sağlamış oldu. Bu etki tarihsel olarak, jenerasyonlardır “popülist” bir yaklaşımla, Amerikan inanç ve değerlerine derin şekilde nüfus etmiştir. Kısacası Evangelizm; Amerika’daki Protestanlığı bölerek, o zaman kadar olan mevcut kiliselerin otoritelerini sarsti ve bundan cesaretle de güçlenerek bugünkü haline ulaşmıştır.

 

Evangelizim’in, Amerika’da kolonilicik’ten günümüze kadar süren zaman içinde  yayılmasındaki en önemli faktörler: yazılı medyadan internete kadar tüm medya organlarına sahip olması ve kullanmasıdır. Kolonilicik döneminde, İlk olarak kitaplar aracılığiyle 1638’ler de Boston’a getirilmesi ile başladı. 20nci yy’a gelindiğinde radyonun ilerlemesi sayesinde, Evangelistler radio yayınlarını kendi vaazları için kullanmaya başladılar. İlk radio kilise mesajı “Calvary Episcopal Church” de, 2 Ocak 1921’ de Pennsylvania eyaletindeki Pittsburgh’den yayınlandı. 1927’ye kadar yaklaşık 60 dini grup kendi radio istasyonunu işletmeye başlamıştı. 1940’larda radyolara ilaveten ve 1950’lerde televizyon ile birlikte, Billy Graham yazılı basın (dergi ve gazeteler) ile Evagelist mesajları halka taşıdı (Christian Times ve Christian Science Monitör). 1970’lere gelindiğinde ise “Christianization” (Hristiyanlaşmak) ile alakalı roman ve hikayeleri kitapçılarda satılmaya başladı. Yani, Evangelistler bire-bir insalarla iletişim metodundan, “elektronik kilise” metoduna yönelmiş oldular. Bu nedenle, yeni “televangelist” ler milyonlarca izleyiciye sahip oldular. Böylece, İnsanlar evlerinden milyanlarca dolar paraları gönüllü olarak hibe ettiler. Burdan yola çıkarak, Televagelistler uydu, kablolu kanallar ve dijital yayınlara yöneldiler. 1990’lara gelindiğinde, Evangelistler yüksek teknolojiye ve internete yöneldiler. Böylece, göze hoş gelen web siteleri, multi-medya sunumları, müzikler ve video tekneolojilerini kullanarak ders verip, danismanlik yaptılar.

 

1960’da Amerikan tarihindeki ilk Roman Katolik olarak Başkan seçilen ve John F. Kennedy için Evangelistler, karşı bir tutum takınarak “ Roman Katolik hakimiyetinde bir Amerika istemediklerini” sergilediler. Ayrıca, Evagelist dergi Christianity Today’in editörü; Katolik Başkan John F. Kennedy’nin, Vatikan’dan “aşırı baskı” göreceğini ve böylece “Amerikan Dış Politikasının, Başkan Kennedy’nin kendi isteğine göre olamayacığını” belirtmişti. Kennedy’nin suikastından sonra göreve gelen Lyndon Johnson, Billy Graham ile birlikte çalıştı ve Evangelistler Başkan Johnson’ı Vietnam savaşında destekledirler. 1981 yılında Başkan seçilen Ronald Reagen için Evangelistler “ şimdi Washington’da bize yardım edecek, bir hükümetimiz var” demişlerdi. Evangelist liderlerden önde gelen isimlerinden  Pat Robertson (siyasetçi, iş adamı ve Medya sahibi) 1988 yılında, Amerikan siyaseti için “… bu dizayn, Amerikan siyasetini sürekli ve kalıcı olarak yeniden inşa etmek için bir başlangıçtır , özellikle de Cumhuritecilerin siyasetini (Republican Party)”  demişti. Evangelistler George W Bush’u 2000 ve 2004 seçimlerinde dektelediler. George W. Bush Başkanlık kampanyası süresince 8 milyar dolarlık bir bütçeyi dini kurumları desteklemek için harcamayı önermişti. Bush’un Başkanlık görevine gelmesiyle birlikte, White House (Beyaz Saray) Evangelistler tarafından“inanç-merkezli girişimcilerin” yönetimi olmuştu. Böylece, Bush ile Evangelistler arasında yüksek düzeyde bir güven oluşmuştu.

 

 

 

SONUÇ: Evangelistler, aşırı derecede müslüman karşıtıdırlar. Örneğin, önde gelen Evangelistlerden Pat Roberson, Jerry Falwell, Jery Vines, C. Peter Wagner ve diğerleri; İslam, Kuran, Hz. Muhammed efendimiz (sav) ve Müslümanlar için aşırı derecede hakaret içeren konuşmalar yapmaktadırlar. Evangelistlere göre, Tanrı bunlara yardım ederek “yeni Kudüs’ü” inşa edecekler. Bundan dolayı da, İsrail Evangelistler’in kutsal kitabında önemli bir rol oynamaktadır. Evangelistler’e göre; İsrail devletini desteklemek, onların Mahşer inançlarını yerine getirmek için ilk ve önemli bir adımdır. Yani, Kudüs; “iyi ile şeytan” arasındaki vahiy savaşının olacağı yer. Bundan dolayı’da Filistin’deki Batı Şeria’nın ve Kudüs’ün İsrail’e bağlanması ise ikinci önemli adımdır. Bu sebeple, Evangelistler İsrail’deki yayılmacı muhafazakar Yahudileri desteklemetedirler. Diğer taraftan da, Amerika’daki Cumhuriyetçilerin İsrail için politakalarını desteklemektedirler. Örneğin; Amerika’nın İsrail Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması. Kısacası, Amerika’nın 11 Eylül’den sonra Ortadoğu’da yeni çıkarlara yönelmesi hem dini hemde jeo-politik konumu gereğidir. Çünkü, Amerika Ortadoğu’ya Evangelistler’in İncil gözlüğünden bakmatadır. Nihai olarak: Şubat 2003’de Evangelist yayın organı “ the National Religious Broadcasters” Bush için “ Tanrı, George W. Bush’u Amerikan Başkan olarak, tarihin kritik bir döneminde bize lider olarak atadığına tanık oluryoruz” diye yayın yapmıştı.

 

ÜSTÜN YÜKSEL

 

Siyasal Bilimler ve Kamu Yönetiminde Doktora Yapmaktadır.

(PhD student for Political Science and Public Administration)

Yorumlar

tüm yorumlar