ÖYLE BİR YAŞAMAK Kİ BU KENDİMİ ZOR BÜYÜTTÜM

Uçurtmaları bilir misin, çocuk?   Özgür, renkli ama yapayalnız Herkesin özendiği… Kimsenin cesaret edemediği kadar yüksekte sanılır, hani. Fakat ipleri başkalarının elinde! Bu sabah yazmaya EDGAR ALLEN POE....

Uçurtmaları bilir misin, çocuk?

 

Özgür, renkli ama yapayalnız

Herkesin özendiği…

Kimsenin cesaret edemediği kadar yüksekte sanılır, hani.

Fakat ipleri başkalarının elinde!

Bu sabah yazmaya EDGAR ALLEN POE. 'nın şiirinden bir kıta çalarak başladım.

Çok beğendim çünkü.
Hayatlarımızda hepsi değil, bir kısmımızınkini balona benzettim

Bir balon bu kadar ancak asilleşebilir,

Bir balon ancak ,bu kadar ancak yalnızlığı temsil edebilir,

Bir balon ancak, bu kadar bir insana benzeyebilir,

Bir insan ancak bu kadar balona benzeyebilir;

_Fazla şişince patlayan,

_Fazla havalanınca sönen

_Sıkı tutmayınca insanın elinden kaçan

Belki de bu anlamda bir yüreğe de benzer balon.

Balonlarında insanlar gibi miyadı vardır…

Ha! insanınkinden çok az ha bir gün ha, daha kısadır.

Zaten insan ömrü de üç gün değimliydi?

Özdemir Asaf öyle tanımlamamış mıydı;

 ‘’İnsan ömrü üç gündür

Dün geçti, yarına hayrola, gün bu gündür ‘’


İnsan yalnızken balon gibi havada olmaz,

Havalı da olmaz mesela

İnsan yalnızken havalar da uçmak istemez.

Yalnızlık, tek başınalık olduğundan beri.

Anlatmak zor ve yorucu olduğundan beri.

Susmak, daha kolay olduğundan beri.

Yalnızlığın ‘’altın ayı ‘’ödüllü olduğunu kim inkâr edebilir:)

Ama insan aniden yalnızlaşmıyor.

İnsan, yavaş-yavaş yalnızlaşıyor.

Bir bakıyor bir gün yalnız olmuş.

Umurunda olmuyor artık ,yatağın diğer tarafında uyuyan

Bu kabalık değil. 

Umuruna daha başka şeyler takılıyor mesela

Neden uyandığında diğeri uyanır diye yavaşça hareket etmesi

Yatağın istediği tarafından kalkamaması,

Hep duvar dibinde, kapıdan uzak yatması,

Durup dururken bu kadar alışagelmiş rutinlerin birden bire kafasına takılması

-Ve hatta giyinirken, sessizce,

-Kahvaltı ederken de

-Ayakkabı seçerken de

-Kapıyı çekip giderken de sessizce.

Ve insan daha sonra alışıyor!

Daha az sormaya,

Daha çok susmaya.

Daha az merak etmeye

Ve insan başlıyor sonra

İçsel yalnızlığa

Hayallere,

Olmayacak dualara,

Rüyalara

Hülyalara

İnsanın kafasında bir yolculuk başlıyor,

Bedeninin nerede olduğunun kendisinin de bilmesinin öneminin olmadığı soruları takmıyor,

Bakmıyor,

Aldırış etmiyor,

Ve insan kendine mi varıyor, kendinden mi gidiyor

Yoksa herkesten mi bir türlü farkında olamıyor.

Ve Can Yücel;

 '' insan en az bir ve birden fazla kez gitmek ister,der
-Kendinden, 

-Yaşamından, 

Yaşanılamayandan’’ dediği andan beri.

İnsanlar gider,

Kimileri de gitmez

Kimi döner!

Kimileri de dönmez.

Dönmeyenler kendindedir,

Gidemeyenler içlerindeki boşluğa geri dönenlerdir.

Kimileri de ne kalır, ne gider.

Hep yazacak, çizecek, okuyacak, izleyecek, düşünecek ya da boş-verecek bir şeyleri olur.

Hayata, beyhude geçen ömre dair ve her şeye

 

Bu bir Ayla Gürel Yazısıdır.

Yorumlar

tüm yorumlar