Birlik olunca kutlama da MUHTEŞEM oldu

CUMHURİYETİMİZİN 95.YILDÖNÜMÜ RUHR VELİLER BİRLİĞİ- ÇYDD MÜNSTER NRW Haber Merkezi/Essen Ruhr Veliler Birliği ve NRW Münster ÇYDD’nin beraber hazırladıkları Cumhuriyetimizin 95.Yıldönümü kutlaması Essen d...

Birlik olunca kutlama da MUHTEŞEM oldu

CUMHURİYETİMİZİN 95.YILDÖNÜMÜ RUHR VELİLER BİRLİĞİ- ÇYDD MÜNSTER NRW

Haber Merkezi/Essen

Ruhr Veliler Birliği ve NRW Münster ÇYDD’nin beraber hazırladıkları Cumhuriyetimizin 95.Yıldönümü kutlaması Essen de, günün anlamına dair konuşmalar, şiirler, türküler, halk oyunlarıyla  muhteşem bir şekilde kutlandı. Kutlamaya, Essen Başkonsolosu Sayın Şener Cebeci ve eşi Fatma Taşan Cebeci, Muavin Konsolos Sibel Şahin, Eğitim Ataşesi Sayın Dr. Fikret Arargüç, Mustafa Toni Aksu, Avrupa Atatürkçü Düşünce Dernekleri Başkanı Sayın Mustafa Tosun, Gelsenkirchen Öğretmenler Derneği ve ekibi, Oberhausen Türk Birliği ve ekibi, Essen Alevi Derneği temsilcileri, TAM (Türkiye Araştırmalar Merkezi) nden Sayın Yunus Ulusoy ve Cem Şentürk, Veli Dernekleri Federasyonu (FÖTEV) onursal Başkanı Sayın Kadir Dağlar, Zukunft Bildungswerk Genel Müdürü Turgay Tahtabaş, Eğitim Bakanlığını temsilen Dr. Ahmet Ünalan, El Ele Engelliler Derneği temsilcileri, Zonguldaklılar Derneği Başkanı Mehmet Karakulak ve ekibi, İstiklal Mobilya temsilcileri, Mustafa Sayın, Maria-Kunigunda-Schule Müdürü Sayın Udo Moter, bölge öğretmenleri, sivil toplum kuruluşları üyeleri, yöneticileri ve halkımız katıldı.

Program, Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenlerimizden Sayın Dilek Sak ve Sayın İnci Gürçay tarafından sunuldu. Saygı duruşuyla başlayan program, Türk ve Alman  Millî Marşlarının okunuşuyla devam etti. Ruhr Veliler Birliği Başkanı Sayın Dr. Ali Sak, Cumhuriyetçileri selamladıktan sonra günün anlam ve önemine değinerek konuşmasını sürdürdü:

“ Değerli sanatçılarımız, çok değerli gençlerimiz, sevgili dostlar ve arkadaşlar. Cumhuriyetimizin 95 yıldönümü kutlama yılında, Ruhr Veliler Birliği olarak da derneğimizin 10.yılında, Münster ÇYDD ile birlikte kutladığımız Cumhuriyet Bayramımıza katılımınızla bizleri şereflendirdiniz. Hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Değerli dostlar, Cumhuriyet demek, ben veya sen değil, siz biz kısaca Cumhuriyet birlik demektir.

Gurbet yaşamının 55.yılında ülkemizden uzakta kalmanın burukluğu içinde de olsa böyle anlamlı bir günde, bir araya gelebilmek çok önemlidir. Genciyle yaşlısıyla, kızıyla erkeğiyle aynı çatı altında bulunmak bizler için çok anlamlı ve önemlidir. İşçisi, öğretmeni, doktoru, mühendisi iş adamıyla bugün bu çatı altında olabilmek ve Cumhuriyetin kuruluşunu kutlayabilmek, umarım hepimize Cumhuriyete sahip çıkma yönünde daha çok azim ve şevk verecektir. Değerli dostlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük başarılarından birisi, kadınlara verilen haklardı. Sadece bu çağdaşlaşma bile, Cumhuriyetin felsefesi yoktur diyenlerin suratına bence tokat gibi değmiştir. Şimdi soruyorum sizlere, kadın erkek eşitliği dışında yaratılış açısından daha temel, gelecek açısından da daha modern ve insani ilişkiler açısından daha verici, toplumsal açıdan daha barışçıl bir felsefe düşünebiliyor musunuz?

Kadınların erkekler ile birlikte eşit bireyler olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır. Sağlıklı toplumsal bir gelişmenin, Cumhuriyet devrimlerinin içinde en önemli olanıdır. 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun Türk kadına verilen hakların temelini oluşturmaktadır. Artık kadın güçlenmeye kişiliğini bulmaya başlamış ve eski Türk geleneklerinde olduğu gibi, erkeğin yanında sosyal faaliyetlere katılmaya hazırdır. Kadın peçe arkasına, dört duvar arasına haremlik, selamlık uygulamalarıyla toplumdan uzaklaştırılmış  ve sadece iyi bir anne, iyi bir eş olmanın dışında hiçbir önemi olmayan bir var oluştan, Allah’tan sonra erinin kulu olmaktan kurtarılarak, eğitimli seçme ve seçilme hakkı olan, kendi hedeflerini çizebilecek manevi güce sahip olan toplumsal birey olmanın onurunu kazanmıştır. Cumhuriyet tarihinde, Türk kadını artık toplumsal hayatın vaz geçilmez bir parçası olmuştur. Kuşkusuz bu hakların en başında kademeli olarak, Türk kadına seçme ve seçilme haklarının verilmesidir. Bu yasa ile yeni kurulan, Türkiye Cumhuriyeti 1930’larda çağdaşlıkla eşitlik konusunda Birçok Avrupa ülkesinden de ötesindedir. Bu durum adeta bir aydınlanma neferidir. Cumhuriyet, Türk kadına birçok ilkler de yaşatmış yaşatacaktır da. Türk kadını, Cumhuriyetin kuruluşunda temeli olmuş, gelişmesinde harcı olmuşsa, yükselişinde onun demiri ve afetlerde karşı da kurtarıcısı olacaktır. Değerli dostlar, buradan bugünün kutlanmasında emeği geçen başta kadınlarımız olmak üzere Ruhr Veliler Birliği yönetim Kurulu ve Birlik Korosu üyelerine sesleniyorum: “Sizler aydınlanma yolunda, Cumhuriyet ışığının sönmemesi için emek sarf ettiniz. Hazırlık için toplantıdan toplantıya koştunuz. Kim bilir, eşinizi çocuklarınızı da ihmal ettiniz. Haklı olarak onlardan sitemde işittiniz. Yoruldunuz ama bıkmadınız, usanmadınız ışık oldunuz ışık saçtınız. Siz değerli müzisyen arkadaşlarım, haftalardır bugüne hazırlandınız. Ve siz değerli misafirlerimiz, bu önemli günde bizleri yalnız bırakmadınız. Hepinize teşekkür ediyorum. Türk Halk Müziğinin efsane ismi, taçlı kraliçesi Bedia Akartürk’ü huzurlarınızda selamlıyorum” dedi

ÇYDD (Münster Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği) adına konuşma yapan Sayın Hakan Ekinci, konuşmasına misafirleri selamlayarak başladı: “ En büyük bayramımız olan Cumhuriyet bayramımıza hoş geldiniz. Cumhuriyetimiz yüz yaşına adım adım ilerlerken, her geçen yıl kurucu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin değerini daha fazla anlıyoruz. Türkan Saylan hocamızın yolunda yürüyerek kızlarımızın okuması için çalışıyoruz. Eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayan kızlarımıza eğitim imkânı sağlıyoruz. Cumhuriyet ışığı ile gönülleri aydınlanmış burs verenlerimizle el ele veriyor her yıl binlerce kızımızın eğitimini sürdürmesine destek oluyoruz.

28 yılda çocuklar, gençler ve yetişkinler için ürettiğimiz onlarca projelerimize her yıl yenilerini katıyoruz. Bu önemli projelerden bir kaçını anlatmak istiyorum. 23.914 ilk ve ortaöğretimdeki kız öğrencilere şu ana kadar burs verdik. 34.150 üniversite öğrencisine burs verdik. 769 anasınıfı, 555 oyun parkı kurduk. İki lise, 17 derslikli altı Anadolu okulu, 24 İlköğretim okulu, 32 köy okulu, 36 öğrenci yurdu, bir üniversite eğitim birimi, 20 eğitim ve bir kültür evi yaptırdık. Bunlar, burs ve yardım severlerin sayesinde olmuştur. Tabii ki binlerce okula eğitim, kitap ve diğer gereçler temin edilerek yardımda bulunulmuştur. Bizim olmazsa olmazımız, eğitim demiyoruz, çağdaş eğitim diyoruz.

Günümüzde Cumhuriyet kazanımlarından atılan geri adımlar, eğitim sistemimizde sıklıkla yapılan değişiklikler ne yazık ki en çok bu sistemde kadınların zarar görmesine neden olmaktadır. Dört artı dört artı dört eğitim sistemi, daha çok, çocuğun örgün sisteminden uzaklaştırıldığına tanık oluyoruz. Bu sistemde çocuk yaşta kızların eve kapatılması ve erken evliliklerin zorlanmasına neden olduğunu bilmek hepimiz için büyük bir acıdır. Maalesef 2017 Ekonomik İş Birliği Kalkınma örgütü (OECD) raporuna göre eğitimde refah sıralamasında, Türkiye on üzerinden 0 puan alarak sonuncu olmuştur. Bir kızı eğitmek, iki aileyi eğitmeye eş değerdir. Biri kendi ailesi, diğeri de ileride kuracağı ailesidir. Ayrıca kadınların çalışması da ülkenin kalkınmasındaki önemini vurgulamak isterim.

Hepimizin özellikle bu zor günlerde Cumhuriyete olan sorumluluğumuzu biliyoruz. Bizler Atamızın emaneti olan Cumhuriyeti sonsuza kadar korumaya ve bizden sonraki kuşaklara teslim etmeye hazırız. Bu bağlamda tün dostlarımızın ÇYDD NRW’nin en yakın zamandaki düzenleyeceği iki etkinliğe davet etmek istiyorum. Cuma akşamı Sunay Akın, Essen Stadtbibliothek’te saat 19.00 da bir programı vardır. 17 Kasım’da geleneksel bağış balomuz Bredeney Hotel’de olacaktır. Hepiniz davetlisiniz. Cumhuriyetimizin 95.yılında büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve rahmetle anıyoruz. Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.

Essen Başkonsolosluğu Muavin Konsolos Sayın Sibel Şahin’de Başkonsolosluk adına bir konuşma yaptı: “ 19 Mayıs 1919’da Atatürk Samsun’a çıkarak millî mücadeleyi başlatmıştı. 29 Ekim 1923 tarihinde  de Türk Milletinin karakteri ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir diyerek  Cumhuriyeti ilan etmiştir. Cumhuriyet’te  egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Halkın kendi kendisini yönetmesini temsilcileri aracılığı ile kullanır. Bu yönetimde yurttaşların seçme ve seçilme hakkı vardır. Milletin bütün bireyleri yönetime katılabilir ve söz sahibi olabilirler. Çünkü, Cumhuriyet yönetiminde vatandaşlar eşit haklara sahibidir. Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği, çağdaş ve uygar ülke olma yolunda  layık, demokratik Cumhuriyet rejimiyle kat ettiğimiz mesafe küçümsenecek gibi değildir.  Cumhuriyet bize umut olma milletlerinin onurlu bir üyesi olma bilincini kazandırmıştır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyetinin 95 yıllık öyküsü bir başarı, bir uygarlaşma öyküsüdür. Cumhuriyetin başarılarıyla haklı  bir gurur duyuyoruz. Hak ve hürriyetlerden yoksun toplulukların ayakta kalmaları ve yaşamaları mümkün değildir. O nedenle bizlere ve gelecek nesillere düşen en önemli görev, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmak, Atatürk ilke ve inkılaplarını koruyup kollamak iç ve dış tehditlere karşı duyarlı olmaktır.

Türk toplumu olarak, sizler bugün Almanya’nın ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamının önemli bir parçası haline geldiniz. Almanya’nın gelişmesine, zenginleşmesine önemli katkılarda bulundunuz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Bu başarıların artması için sizi desteklemeye ve arkanızda durmaya devam edeceğiz. Türk toplumu kültürel kimliğini ve milli benliğini muhafaza ederek birlik ve beraberlik içinde, bugüne kadar olduğu gibi hem Almanya, hem Türkiye hem de Türk-Alman dostluğuna katkılarda bulunmaya devam edeceğimize inanıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin 95. Kuruluş Yıldönümünü kutlar, büyük önder Atatürk ve canlarını bu uğurda feda eden şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle, şükranla anıyoruz”dedi.

Essen Başkonsolosu Sayın Şener Cebeci, Cumhuriyetimizin 95.Kuruş Yıldönümü balosuna eşi Fatma Taşan Cebeci ile birlikte katıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün İsmet Paşa yazdığı bir mektuptan bahsederek konuşmasına başladı: “ Atatürk, İsmet Paşaya yazdığı mektupla ikna etmeye çalışırken, memleketin o zaman içinde bulunduğu içler acısı perişan durumunu anlatıyordu. Ve diyor ki bizim jenerasyonun sırtında çok ağır bir yük var. Biz asıl mücadeleye şimdi  başlıyoruz diyor. Tabii aradan jenerasyonlar geçince bu dönemler unutulabiliyor. İkinci dünya savaşında acı dolu günleri yaşayanlar, yavaş yavaş artık ortadan çekiliyor. Bir bakıyorsunuz dünyada Almanya da yeni bir takım, sıkıntılar, ayrımcılıklar, ırkçılar tekrar ortaya çıkmaya başlıyor. Yeni jenerasyonlar o dönemleri yaşamamış. Cumhuriyet içinde aynı şey geçerli. Yeni jenerasyonların Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zaman neredeydik, nasıl şartlar vardı, hangi imkânlarda ve imkânsızlıklardan bugünlere gelindi. Zaman zaman bunu hatırlatmak gerekiyor. Zamanla hafızalarımızı tazelememiz gerekiyor. Atatürk’ü her jenerasyona anlatmamız gerekiyor. Elbette bu işler Türkiye’de daha kolay, yurtdışında çok daha zor. Sizler, Almanya’da yaşayanlar olarak, bu en büyük müşterek paydanızı coşkuyla yaşattığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Siz yaşadığınız gibi yeni jenerasyonlara da aktarıyorsunuz. İnşallah, Atatürk’ünde dediği gibi ilelebet bayramımızı kutlarız ve Cumhuriyetimiz ilelebet payidar kalır. Tabii bugünün ayrı bir önemi de,  çok sevdiğimiz, Türkiye’den çok kıymetli sanatçımz, kendileriyle iki defa aynı ortamda ulunma şerefine nail olduk. Sayın Bedia Akartürk, yaşayan bir efsanemiz. Kazım Birlik hocamızda çok önemli bir bestekâr, hem çok önemli bir icracı. Bizlere buraları hiç gurbetmiş gibi göstermiyorlar eksik olmasınlar. Ruhr Veliler Birliğine ve Münster Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bu güzel organizasyonu hazırladıkları için, sizler geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygı ve sevgiyle selamlıyorum, “ Bayramınız Kutlu Olsun” diyerek konuşmasını tamamladı.

Program, Başöğretmenlerimizden Sayın Mehmet Kapyapar’ın hazırladığı, Cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze kesitler taşıyan slayt gösterisi sunumu yaptı. Dili ve gönlü güzel  ustalarımız, Sayın Müge Erciyas, Kemal Cıbır ve Ünsal Gür öğretmenlerimiz şiir okudular.  Gençlerimiz, Elif Tahtabaş, Aylin Kılıç, Banu Yorulmaz, Ece Çukur yeteneklerini konuşturarak kutlamaya renk kattılar. Sayın Mehmet İpek, kaval dinletisiyle izleyicileri büyüledi. Sayın Duygu Aydoğan, arp dinletisi sundu. “Birlik Korosu” ve Sayın Bedia Akartürk ve halk ozanımız Sayın  Kazım Birlik, Cumhuriyetimizin 95.Yıldönümünü türkü şöleniyle kutlanmasını sağladılar. Serbest bölümde, halk oyunlarıyla solo türkülerle tarihe geçecek bir program izlendi.

“Cumhuriyetçileri bir araya getiren, bilgilendiren, eğlendiren, Cumhuriyeti gönüllere taşıyıp yerleştiren, Ruhr Veliler Birliği’nin yöneticilerine ve üyelerine, ÇYDD yöneticilerine ve destekçilerine teşekkürlerimizi sunuyoruz”

Yorumlar

tüm yorumlar