BİR DEĞİL YÜZ MEVLANA’ DA OLSA

İlkokulda okurken, babamın askerliği nedeniyle Konya’ya taşınmıştık. Mevla’nın şehri Konya, ilk ziyaretim annemle olmuştu sanırım. “Mevlana toprağa verilirken, oğlunun ilim ve irfanına duyduğu saygı yüzünden, babasının sandukasının ayağa kalk...

İlkokulda okurken, babamın askerliği nedeniyle Konya’ya taşınmıştık. Mevla’nın şehri Konya, ilk ziyaretim annemle olmuştu sanırım. “Mevlana toprağa verilirken, oğlunun ilim ve irfanına duyduğu saygı yüzünden, babasının sandukasının ayağa kalktığı “ anlatılınca, o çocuk ruhumda oluşan heyecanla yalnız başıma da defalarca ziyaret edip nasıl ayağa kalktığını düşünmüştüm. Sonradan öğrendim ki yıllardır söylenti olarak günümüze gelmiş. Bu söylenti ilerde Mevlana’yı okuyarak öğrenme isteği oluşturdu.

Anadolu’da pek çok tasavvuf ( Tanrı’nın varlığını, birliğini, niteliğini ve evrenin oluşumunu varlık birliğiyle, yaratılanla yaratanın bir oluşu, aynı kaynaktan gelişi anlayışıyla açıklayan dinsel ve felsefi akım, İslam gizemciliği)  temsilcisi çıkmış ancak içlerinde 700 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen Mevlana, günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Tasavvuf; sevgi ve aşk felsefesidir. İlahi ahlakla ahlaklanmak, kendisinden çok başkasını düşünen, bencillikten arınmış kibir ve kinden uzak olmaktır. Mevlana unvanı onu yüceltmek amacıyla söylenmiştir. Lakabı da Celaleddin idi.

Mevlana’ya göre insan dışı gibi içini de temiz tutmalı. Önemli olan kalp ve niyettir. Hoş görünün en önemli örneği Mevlana Celaleddin-i Rumi’dir. Onun düşünceleri sözleri halk arasında söylenir de uyulur mu bilmem. İnsan ilişkilerinde, sevgi, paylaşım, dostluğun önemini en güzel o anlatmıştır. Benimde sevdiğim bir sözünü sizinle paylaşmak istedim “ Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın “

Mevlana’nın Yüzlerce yıl öncesinde kaleme aldığı “ Mesnevi “adlı kitabını okudunuz mu bilmem? Günümüzde halen okunan bu eser Yunan Roma, İran, Hint mitolojisi, yaradılış destanı, erenler, halk öyküleri, aşık masalları, ayetler, hadisler, tembihler, fıkralar, özdeyişlerle dolu bir eserdir.

Bu eserde, kadın ve erkeği o dönemde anlatırken;

Kadınların hayat sıkıntısı karşısında erkeklerden daha güçlü olduğunu anlatmıştır. Mesnevide “Görünüşte erkekler, suyun ateşe olduğu gibi kadına galipse de, gerçekte şüphesiz kadının mağlubudur” der.

Günümüz insanı bu kitabı okuyup, az da olsa uygulayabilse toplumda ne çok şey değişirdi değil mi? Ama şu da var bir değil yüz Mevlana da olsa insan ruhunu terbiye etmek istemiyorsa hiçbir şey olmuyor.

Sevgiyle kalın…

Belma Akdağ,15.12.2018

Yorumlar

tüm yorumlar