AY DÜŞÜNCE

   Bir yandan kahvemi yudumluyorum. Bir yandan da yoldan geçen ve etrafımda oturan insanları inceliyorum göz ucu ile. İnsanlara baktığım da çoğu kez gördüğüm şey '' memnuniyetsizlik''. Arada sırada da belli bel...

   Bir yandan kahvemi yudumluyorum. Bir yandan da yoldan geçen ve etrafımda oturan insanları inceliyorum göz ucu ile. İnsanlara baktığım da çoğu kez gördüğüm şey '' memnuniyetsizlik''. Arada sırada da belli belirsiz mutlu insanlar karışıyor bu topluluğa.

   Hayat ne garip bir handır? diyorum usulca. Birileri gülerken birileri ağlıyor. En acısı da birilerinin acısı diğerlerinin mutluluğu oluyor. Başkasının acısı nasıl benim mutluluğum olabilir ki? Bu nasıl bir vicdandır?

   Bir gariplik var içimde... Bir de insanların memnuniyetsizliğinin vermiş olduğu bir korku. Hiç mi şükretmez bir insan. Düşünmez misin hiç '' belki de sahip oldukların başkalarının hayalidir, başkalarının mutluluğudur '' ... İçime korku salan diğer bir konu ise; bunca memnuniyetsizliğe rağmen insanların sadece yaşanılan durumlara öfke uyandırması. Madem  sahip oldukların senin için bir şey ifade etmiyorsa, kalksana ayağa,sirkelensene. Hadi o zaman kendine gel yeniden doğmuşcasına... Yeniden doğmuşçasına lakin çoğu şeyi bilerek. Bak bir sıfır önde başladın şimdi hayata. Hadi hayalini kurduğun o hayat için çabala. Bırak Ayşe' nin ne giydiğini Fatma' nın ne dediğini. Bırak Ali gezsin arkadaşlarıyla bilardo oynasın. Sen hayallerinin peşinde koş. Hem koşmak basit  bir eylemden çok daha fazlasıdır... 

   Bu hayatta bir gariplik var. Gülenin kalbi yaralı, ağlayanın gözleri mutluluk saçıyor. Hayır! Duygularını saklamak zorunda değilsin. Hayatta güçlü olmanın formulü bu değil. Güçlü olmanın tanımı bu da değil! Duygularına hakim olmak elbette güç kaynağıdır. Lakin kalbinden atamadıklarının korkusu da hiçbir zaman güçlü yapmaz seni.

   Bırak hadi gözyaşlarını, artık atma kalbinin derinlerine, içinde biriktirdiğin o acıların sadece kalbini acıtır. Artık acıtma o kalbini, bırak hafiflesin yüreğin. İnan rahatladıkça kendini daha güçlü hissedeceksin. Hayatın karşına çıkarmış olduğu o zorluklara tek başına da göğüs gerebileceksin. Bu hayata gelirken kimsenin elinden tutmadın ki hayatta kalmak için birilerinin elinden tutasın...

   Hayatta insanın yalnız yaşaması taraftarı değilim. Lakin şu da bir gerçek ki, yaşadığın hayat fani...Gelip geçici. Sana kar kalan sadece mutluluğun, bu hayatı nasıl yaşadığın, üniversite imtihanları değil de hayat imtihanından geçip geçemediğin... Kimin elini tutarsan tut ya da kim senin elinin  tutarsa tutsun, çok güvendiğin ailen, eşin bile bir gün bu hayattan göçüp gidecek ya da onlardan önce sen. O yüzden bu hayatta yalnız yaşama korkusuna kapılma ya da korkularınla beraber yaşamayı öğren...

   Hayat süprizlerle doludur. Ne yaşarsan  yaşa. Asla ama asla acılarının mutluluğunun önüne geçmesine izin verme. Unutma hayat sen olduğun için var. Sen yoksan hiçbir şeyin önemi yok...

Yorumlar

tüm yorumlar