Güneşin Doğuşu : 100. YIL

Ulusların tarihinde her yüz yılın ayrı bir değeri vardır. Özellikle çağımızda  değil yüz yıl, on yılların da çok önemli kazanımları , ya da kayıpları söz konusu olur. Türk tarihine bakınca,   İhmal ve cehalete t...

Ulusların tarihinde her yüz yılın ayrı bir değeri vardır. Özellikle çağımızda  değil yüz yıl, on yılların da çok önemli kazanımları , ya da kayıpları söz konusu olur. Türk tarihine bakınca,

 

İhmal ve cehalete teslim edilen devlet yönetimi, bilimi öteledikleri için , bilim yolunu yaşam alanı yapanlara  teslim olmak zorunda kalarak varlıklarına son veren bir Sevr Antlaşmasını imzaladılar.

          Türklük’ü yok etmek isteyenler, bahanelerle Öz yurdumuz Anadolu’yu işgale başlayınca,elinden silahları da alınan Anadolu Türklük’ü yerel üniteler kurarak işgale karşı direnmeye başladılar. Yurdun değişik yörelerinde düşmana karşı direnenler işgal güçlerinin korkulu rüyası haline gelince son Osmanlı Padişahına , Varlığın Anadolu’daki direnci kırmanıza bağlı diyerek tehdit ettiler. İşte bu, çok önemliydi.

           Kim önleyebilirdi Anadolu Türk  kıpırdanışını?  Halkın tanıyıp inandığı biri olmak  çok önemliydi. Araştırıldı ve Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal  bu iş için seçildi.  Zira Türk halkı Mustafa Kemal’i tanımış ve inanmıştı. 16 Mayıs 1919’da Bandırma vapuru ile İstanbul’dan denize açılan vapur, üç günlük çetin bir yolculuktan sonra Samsun’a geldi.

 

          19 Mayıs 1919  ve 19 Mayıs 2019 . Koca bir yüz yıl. Canlı bir tarih.

 

          Neler mi olmuştu?  Atatürk, Kurtuluş için halkı önce örgütleyip sonra eyleme dönüştürerek bağımsızlığı kazanmak planıyla , önce Hazva’ya ( 25 Mayıs), sonra sırasıyla 12 Haziran’da Amasya’ya geçer.  Çok önemli olan Amasya Genelgesi’ni ( 22 Haziran ) çıkarır.

Daha sonra , genelge doğrultusunda Erzurum Konkresi (23 Temmuz) ve Sivas Konkresi ‘ni

(4 Eylül) yaparak Ankara’ya (27 Aralık ) ulaşır.

            Konkrelerle örgütler tamamlanıca Ankara’da TBMM’yi ( Türkiye Büyük Millet Meclisi)

23 Nisan 1920’de açar. Seçilen Milletvekilleriyle Kurtuluş Planlarını resmileştirir. Artık sıra

Nizami Ordu kurarak yurdu işgal eden düşmanlardan kurtarmaya gelmiştir. Öyle de olur.

Üç yıllık çetin bir uğraştan sonra  en son düşman gücü Yunanlılar da İzmir’de (9 Eylül 1922)

denize dökülerek  ülkenin bağımsızlık yolu açılır ve utku Türk’ündür.

 

             Bu olay, Türk Tarihi’inin  göklere nakledilecek bir belgeselidir. Altın sayfalarıdır.

Bütün emperyal güçlerin ezildiği bir dönemdir. Eğer Çanakkale’yi geçebilselerdi bugün

ne Anadolu bağımsız kalır, ne de Asya, Afrika  kıtalarında bilinen devletler haritalarda yer bulabilirlerdi. Mustafa Kemak, yalnız Türk’lerin değil, sömürülmekte olan bütün Doğu’nun,

Afrika’nın da kurtarıcısı oldu.

 

           Biz Tarihimizle övünç duyarız. Nirengi noktalarında mutluluğumuzu paylaşmak için de Bayram yaparız. (Yapardık yani !) Atatürk’ün Samsun’a ayak basması , ülkenin Kurtuluş Yolunda ilk paragraftır.  Bu tarihi  GENÇLİK VE SPOR VE  ATATÜRK’Ü  ANMA BAYRAMI olarak yıllarca coşkuyla kutladık. Diğer Bayramlarımızı da öyle. Bütün ulus günler öncesinden hazırlanır, bayramlarımızı coşkuyla yaşarlardı.

    

         1957’de  Akpınar İlköğretmen Okulunda öğrenci iken , hazırlanan okul ekibi ile Samsun’a gelişimiz hala canlılığını koruyor. Biz Ladik’ten geldik. Bafra Lisesi takımı, diğer ilçelerden gelenler ve Samsun liseleri bayramları şenliklerle yaşatırlar, köylerden, kasabalaran gelenler Bu Ulusun bir bireyi olmaktan kıvanç duygularıyla evlerine dönerlerdi.

 

         1969 Ellinci ( 50 ) Yıl.   Görkemli bir kutlayış. Aylar öncesinden hazırlanan okullar. Okulların Bando Takımları, sporcular, gösteriler ve güzellikler. Samsun’un eski Satadı  tıklım tıklım, insanlar girebilmek için yarışta. Güneşin altında terleyen ,ama mutlu olan göstericilerle izleyenler… Samsun düğün -bayram . Sokaklar kırmızı -beyaz. Akşam Tugay’ın Fener Alayı, Halkla el ele. Bir coşku seli Samsun’da… (O günlerde Samsun İmam- Hatip’te Öğretmenim.)

         Aradan geçen yıllarda giderek Ulusal Eğitimde yapılan yozlaşmalar, programlardan ulusal benliği törpülemelerle duygudan, yurt sevdasından uzak bir nesile doğru yol alındı.

İktidarlar, oyları uğruna, Cumhuriyetin  kazanımlarını zedeleme pahasına karanlığa el verdiler. 1950’den bu yana iktidar olanlar Cumhuriyetin temeline dinamit koymayı zararsız saydılar.  Bunun sonucunda :

           Önce okullarda hazırlıklar kaldırıldı. Bayramlar, Milli Günler sıradanlaştırıldı. Yıllardır birliğin sembolü olan SABAH ANDI Bakanlıkça yasaklandı !  Okullarda Atatürk ve  Cumhuriyet Köşeleri sıradanlaştırıldı. Cumhuriyet Tarihi ve Atatürkçülük programlarda en aza indirildi. Dile olan özen yok edildi. Artık çocuklarımız, okumadan diploma alabiliyorlar. Bırakın ilk ve Otraöğretimi , üniversite diplomalıların bile sokak röportajlarında  sorulan basit sorular karşısında verdikleri yanıtlar, bir Öğretmen olarak benim yüzümü kızartır hale geldi. Eğitimde dünya ülkelerinden geride çocuklarımız rezil edildi , ediliyor

           Bir ülke eğitimi paralı hale getirirse, eşitlik kalkar, nice zeki çocuklara yazık edilir. Oysa, her çocuğa eşit eğitim vermek Devletin zorunlu görevidir.  Bizde ise parası olan  iyi eğitim alır.

         

          19 Mayıs, 100. Yıl ! Devletin  sesi cılız. Hazırlık yok denecek düzeyde.  Sıradanlaşma burada da kendini gösteriyor.  Bilmeliler ki bugün elde ettikleri sosyal durumları 19 Mayıs ve sonrasının onlara açtığı kapılardır.  Düşünün hele, 19 Mayıs’ta Mustafa Kemal Samsun’a çıkmasaydı, halkı örgütleyip o Kutsal Savaşı vermeseydi; yani Sevr uygulansaydı, sizler dünyada olabilecek miydiniz? Cumhuriyeti Atatürk kurmasaydı, sizler doğduğunuz , ya da doğacağınız  o kuytu, örümcekli  köşelerinizden çıkacak ve şimdiki adınızla anılacak mıydınız?

 

          Onurlu devletler Kurucularıyla onurlanır, onlara saygı duyarlar. Bizimkileri düşünün bir.

          Bu Millet, kurucusunu hiçbir zaman unutmadı. Devleti yönetenler unutturmaya çalıştıkça , Türk Milletinin asil evlatları Ata’sının izinde coşkuyla yürüyor. Artık Bayramlarımızı da STK’ler üstleniyor. Halk bayramını yaşatmak için sevincini coşkuya çevirmeyi de biliyor.

           Bu düşüncelerden hareketle, Samsun’da   Bir Platform oluşturularak  2019 yılını

“ ATATÜRK YILI “   Olarak ilan ettiler. 50’ye yakın  sivil toplum örgütü, Atatürkçü Düşünce Derneği, Samsun Eğitim Derneği başta olmak üzere, 100. Yıl Çalışmalarını, bir Basın Açıklaması ile Halka duyurdular. Etkinlikler 2019 yılı içinde sürecektir.

        Bu oluşumu sağlamada  Samsun Eğitim Derneği Başkanı Emin Kırbıyık’ın gayretleri anılmaya değerdir. Atatürkçülük adına kendisine, birlikte çalıştıkları dernek mensuplarına teşekkür ediyorum.( 25.01.2019)

Yorumlar

tüm yorumlar